A

Aal(''e) m: yılan balığı

Aas(''e)n :leş

ab: kopuk,aşağı(ya),-den itibaren; auf und -bir aşağı             bir yukarı; ein  Knopf ist -  bir düğme koptu

abandern değiştirmek

Abart  f :çeşitlilik

Abbau(o) m maden işletilmesi;(Preise) indirme

abbauen işletmek,(Preise)indirmek,;Zelt yıkmak

abbeissen dişle ısırarak koparmak

abbekommen A (payını) almak;-e uğramak

abberufen geri çağırmak

abbestellen (aboneyi) kesmek;iptal ettirmek

abbezahlen tamamıyle ödemek

abbiegen eğmek;bükmek;sapmak

abbilden A –in resmini yapmak

Abbildung f resim,fotoğraf,şekil

abbinden çözmek;Med. Sıkıca bağlamak

abblattern pul pul olmak,kalkmak

abblasen üfleyerek kaldırmak,geri alm.

Abblendlicht n kısa huzmeli ışık

abbrechen kopmak koparmak, kırarak ayırmak,kesmek, yıkmak

abbrennen yakmak tamamıyle yanmak

abbringen vazgeçirmek,çevirmek

abbröckeln parçalara ayrılmak,çözülmek

Abbruch m yıkılma,kesilme ,~ tun D zarar verm.

abbürsten fırçalayarak kaldırmak

Abc n alfabe

abdämmen A setle durdurmak, -in akışını değiştirmek

abdanken istifa etmek

abdecken Tisch,Dach kaldırmak, örtmek,örterek kapatmak

abdichten A –de suyun sızmasını durdurmak

abdrehen burarak koparmak kesmek

abdrosseln kesmek,kısmak

Abdruck m bası;baskı

abdrucken basmak

abdrücken tabancanın tetiğini çekmek

Abend( ¨ e) m akşam; guten ~! İyi akşamlar;heute                     abend bu  akşam

Abend|essen    n akşam yemeği;~kasse f akşam gişesi;~kleid n tuvalet; ~land n batı ülkeleri ~ mahl n kudas

abends akşamleyin;akşamları

Abenteuer (-) n macera , serüven

abenteuerlich maceralı , tehlikeli

Abenteurer (-) m maceracı

aber fakat ama

Aberglaube m batıl inanç

aberglaubisch hurafeperest, batıl inançlara inanan

abermals yeniden,tekrar

Abessinien n Habeşistan

abfahren kalkmak, hareket etm., götürmek

Abfahrt f hareket, kalkış, kayış, ~slauf  m iniş,~szeit f kalkış saati

Abfall m çöp, meyil, iniş, ~eimer m çöp tenekesi

abfallen düşmek, dökülmek, çıkmak, ayrılmak( von D –den); Gelände: inmek

abfallig hor görücü

abfangen yakalamak

abfarben boyası çıkmak

abfassen yazmak, kaleme almak

abfaulen çürümek

abfegen süpürmek

abfeilen eğelemek, törpülemek

abfertigen A yollamak, -in işlemini yapmak

Abfertigung f yollama ,işlem, muamele

abfeuern  ateş etm.

abfinden parayla memnun etm., tazmin etm.; sich ~ uyuşmak, yetinmek ( mit D b. ş. ile)

Abfindung f tazminat

abflauen azalmak, hafiflemek

abfliegen  havalanmak

abfliessen akıp gitmek

Abflug  m kalkış, uçuş

Abfluss m akma , ~(loch n) taliye deliği; ~rohr n künk borusu

abfragen anlattırmak; soruşturmak

abfressen kemirmek, yemek

abführen götürmek, sevk etm.

Abführmittel n müshil

Abfüllen boşaltmak, doldurmak

Abfüttern yedirmek; Kleid astarlamak

Abgabe f teslim; vergi

abgaben|frei  vergisiz, vergiden muaf; ~pflichtig vergi mükellefi

Abgang m gidiş, hareket; ~szeugnis n bitirme diploması

Abgas n çürük gaz ;~e egzoz

abgeben DA vermek , teslim etm.,; A bırakmak; sich ~ uğraşmak(mit D ile)

abgebrannt yanmış, parasız,~brüht pişkin,~droschen basmakalıp, beylik , ~fahren  Reifen kabak

abgehen hareket etmek, ayrılmak, (sich lösen) çözülmek; vazgeçmek (von D -den)

abge|kämpft bitkin ,~kartet tertipli; ~laufen süresi geçmiş,geçersiz; ~legen uzak,sapa; ~macht kararlaştırılmış

abgeneigt : ~sein D –i sevmemek ,-in yapılmasını istememek

abgenutzt aşınmış

Abgeordnete( r) milletvekili, delege; ~nhaus n meclis, millet meclisi

Abgerissen  yırtık, kopuk

Abgesandte ( r) delege

abge|schlossen tür kilitlenmiş; ~schmackt tatsız, boş

abgesehen von D –den başka , -in dışında

abgespannt yorgun ; ~standen tatsız , bayat ;~storben ölmüş; uyuşuk; ~stumpft kayıtsız; ~tragen eskimiş

abgewöhnen j-m etw. b-i –den vazgeçirmek; sich ~ A –den vazgeçmek, -i bırakmak

abgiessen A –in fazlasını dökmek, boşaltmak

abgöttisch çıldırasıya

abgrenzen sınırlamak,

Abgrenzung f sınırlama,tahdit

Abgrund ( ¨ e) m uçurum

abgucken kopya çekmek, ( von D –i -den)

Abguss ( ¨ sse) m döküm ,kalıp

abhaben : etw. ~ wollen von D –den payını istemek

abhacken ( balta ile ) kesmek

abhaken işaretlemek

abhalten ( j-n von D b-i  -den ) uzak tutmak, b-in çalışmasına engel olmak;

abhandeln incelemek

abhanden : ~ kommen kaybolmak

Abhandlung f makale, yazı

abhängen bağlı olmak(von D -e ) , j-n arkada bırakmak, atlamak

abhängig bağlı, tabi ( von D -e); bağımlı

Abhängigkeit f bağlılık, bağımlılık

abhärten dayanıklı yapmak; sich ~ dayanıklı olm.

abhauen kesmek , koparmak, fam. Kaçmak

abheben Hörer kaldırmak; Geld çekmek ; Karte kesmek ;Flugzeug havalanmak; sich ~ belirmek

abheften klasöre koymak

abhelfen D –i halletmek , için çare bulmak

abhetzen : sich ~ koşa koşa yorulmak

Abhilfe (o) f : ~ schaffen çare bulmak

abhoben rendelemek

abholen alıp getirmek, gidip alm.

abholzen A –in ağaçlarını kesmek

abhorchen kulaklıkla muayene etm.

abhören ( gizlice )dinlemek, Lektion söylemek

abirren: ~ von D yolunu şaşırmak

Abitur n lise bitirme sınavı; ~ ient ( ¨ en) m ,~ ientin f lise mezunu

abkanzeln azarlamak

abkaufen satın alm.

abklappern bucak bucak aramak

Abklatsch ( ¨ e) m prova, kopya

abklingen azalmak

abknicken bükerek kırmak;koparmak

abknipsen A –in ucunu kesmek ; Film bitirmek

abknöpfen A –in düğmelerini çözmek; kurnazlıkla elde etmek

abkochen kaynatmak

abkommandieren Mil. ayırmak, atamak

abkommen : vom Weg ~ yolunu şaşırmak; vom Thema konudan çıkmak

Abkommen n anlaşma , sözleşme

abkratzen tırnak v.s. ile kazımak, kazıyarak temizlemek ; fam. ölmek

abkühlen soğutmak , sich ~ soğumak

Abkühlung f soğuma , serinleme

Abkunft f asıl, soy

abkürzen kısaltmak

Abkürzung f kısaltma, kestirme yol

abladen A –in yükünü indirmek, -i boşaltmak

Ablage f göz, raf, dosyalara geçacek evrak

ablassen ~ von D –i bırakmak, -den vazgeçmek

Ablativ ( ¨e) m ismin –den hali, çıkma durumu

Ablauf m geçme , akış, nach ~ von D –den sonra

ablaufen Zeit: geçmek, Uhr :durmak

ablecken yakalamak

ablegen Kleidung ; çıkarmak, -e koymak, ( lassen) bırakmak, Eid ~ yemin etm.

ablehnen reddetmek

Ablehnung ret

ableisten hizmeti v.s. doldurmak

ableiten çevirmek, çıkarmak ( von D -den) türetmek

Ableitung f çevirme , türetme

ablenken çevirmek ( von D -den)

Ablenkung f eğlenme; oyalanma

ablesen okumak, toplamak, ayıklamak

ableugnen inkar etm.

ablichten A –in fotokopisini çıkarmak; -in fotosunu çekmek

abliefern teslim etm.

Ablieferung f teslim

ablösen ayırmak, çözmek, -in nöbetini almak, -in bedelini verm.

Ablösung f çözme, ayırma, nöbet değiştirme

abmachen çözmek, çıkarmak, kararlaştırmak

Abmachung f anlaşma , uyuşma

abmagern zayıflamak

abmalen A –in resmini yapmak

Abmarsch m hareket, yürüyüş

abmelden A bei D –in kaydını – den sildirmek; sich ~ayrılacağını bildirmek, ( bei D -de)

Abmeldung f kayıt sildirme

abmessen ölçmek

Abmessungen f ölçüler

abmontieren sökmek

abmühen : sich ~bei D –de didinmek, yorulmak

abnagen kemirmek

Abnäher ( -) m pense

Abnahme f azalma; kaldırma; alma, satış

abnehmen kaldırmak, çıkarmak, almak, zayıflamak;Mond :azalmak

Abnehmer m alıcı, müşteri

Abneigung f nefret, antipati; ~ haben gegen A –e karşı antipati duym.

abnorm anormal

abnutzen aşındırmak, sich ~ aşınmak

Abonn|ement n abone ; ~ent ( ¨en) m , ~entin f abone

abonnieren A –e abone olmak

Abordnung f delegasyon

Abort ( ¨e) m abdesthane, ayakyolu

abpassen beklemek

abpflücken koparmak

abplagen : sich ~ didinmek

abprallen zıplamak

abputzen temizlemek, fırçalamak

abrasieren tıraş etm. yerle bir etm.

abraten caydırmak, vazgeçirmek ( von)

abräumen A –in molozlarını kaldırmak, Tisch toplamak

abrechnen hesaptan çıkarmak, mit D ~ b. ile hesaplaşmak, -den intikam almak

Abrechnung f hesaplaşma ; intikam

abreiben sürterek temizlemek

Abreise f hareket , gidiş

abreisen hareket etm., kalkmak

abreissen koparmak, Haus yıkmak, sona ermek

abriegen sürgülemek

Abriss m plan; özet; yıkılma

abrücken uzaklaştırmak,; çekilmek; hareket etm.

Abruf : auf ~ talep üzerine

abrunden yuvarlak hale getirmek, yuvarlamak

abrüsten silahsızlandırmak, silahsızlanmak

Abrüstung f silahsızlanma

abrutschen kaymak

Absage ( ¨n) f ret cevabı

absagen –meyeceğini bildirmek

absägen testere ile ayırmak; azletmek

Absatz n merdiven başı;sahanlık; ~gebiet n satış bölgesi

abschaben raspalamak

abschaffen kaldırmak

abschälen A –in kabuğunu soymak

abschalten kesmek, söndürmek

abschätzen tahmin etm.,

Abschau (o) m nefret

abschauern ovarak temizlemek; sürterek yara etm.

abscheulich iğrenç

abschicken göndermek, yollamak

abschieben sınır dışı etmek

Abschied ( ¨e) m veda, ayrılış; ~ nehmen von D b. ile                  vedalaşmak                                

abschiessen ateş etm., düşürmek

abschlachten toptan öldürmek

abschlagen vurarak koparmak; püskürtmek; Bitte reddetmek

abschlägig olumsuz

Abschlagszahlung f avans, taksit

abschleifen düzlemek

abschleppen çekerek götürmek

Abschlepp|seil n çekme halatı; ~wagen m çekme taşıtı

abschliessen Tür kilitlemek; Rechnung kapatmak; ~d son olarak

Abschluss m son, kapanma, bilanço

abschmecken A –in tadına bakmak

abschmieren yağlamak

abschneiden keserek ayırmak; gut ( schlecht)~ iyi kötü    sonuca varmak

Abschnitt m bölüm , kesim, bölge

abschrauben vidalarını sökerek kaldırmak

abschrecken A korkutmak, ürkütmek, ( von D -den); ~d korkutucu

abschreiben kopya etm.

Abschreibung f amortisman

Abschrift f kopya, nüsha

Abschuss m atış, düşürülme

abschüssig yokuşlu, inişli

abschütteln silkmek, silkinerek düşürmek

abschwächen hafifletmek; azaltmak

abschweifen uzaklaşmak, ayrılmak ( von D -den)

absehbar: in ~er Zeit az çok yakın zamanda

absehen vazgeçmek, ( von D -den) ; es abgesehen haben auf A –i amaçlamak

abseifen sabunlamak

abseits ayrı, uzakta, ofsayt

absenden göndermek, yollamak

Absender m gönderen

absetzen Last indirmek, bırakmak, işinden çıkarmak

Absicht f niyet, maksat

absichtlich kasıtlı, kasten

absitzen Strafe doldurmak

absolut mutlak, kesin; mutlaka

absolvieren bitirmek

absondern ayırmak, uzaklaştırmak ( von D -den) sich ~ ayrılmak

absorbieren emmek

absperren kapamak,

Absperrung f kapanma

abspielen sonuna kadar çalmak, dinletmek; sich ~ olmak , geçmek

absprechen A b.ş. hakkında anlaşmak ( mit D ile); kabul etmemek

abspringen atlamak, ayrılmak ( von D -den)

Absprung m atlayış

abspülen yıkamak, bulaşık yıkamak

abstammen ( von D -in) soyundan gelmek

Abstammung f nesil, soy

Abstand m mesafe, aralık, ~ nehmen vazgeçmek (von)

abstatten: j-m e-n Besuch ~ b-i ziyaret etm. Dank. ~ b-e teşekkürlerini sunmak

abstauben A –in tozunu silmek

abstechen ( gegen A von D) farklı olm.( -den)

Abstecher m dolaşma, gezinti

abstecken sınırlamak, biçimini tespit etm.

abstehen ( von D –den) uzak durmak

absteigen inmek, konaklamak

abstellen durmak , Gepack indirmek, Auto bırakmak, -e koym.

abstempeln damgalamak ,mühürlemek

absterben ölmek, solmak

Abstieg ( ¨e) m iniş

abstimmen oy vermek,

Abstimmung f oy verme, ayarlanma

Abstinenz (o) içki kullanmayış ; ~ler m alkol içmeyen,yeşilaycı

abstossen iterek uzaklaştırmak, iğrendirmek, satmak; ~d iğrenç

abstottern taksitle ödemek

abstrakt soyut

abstreifen soymak

abstreiten inkar etmek

Abstrich m salgı alma

Abstufung f derecelendirme

Absturz düşüş

abstürzen ( yüksek yerden ) düşmek

abstützen desteklemek

absuchen A –in her tarafını aramak; -i ayıklamak

absurd anlamsız

Abszess ( ¨sse) m apse

Abt ( ¨e) m başrahip

abtauen suları eritmek

Abteil n kompartıman, ~ung f şube ; bölüm

abtöten A öldürmek, -in şiddetini azaltmak

abtragen alçaltmak, ödemek, Kleidung eskitmek

abträglich zararlı

abtransportieren nakletmek

abtreiben yolundan dönmek, çocuk düşürmek

Abtreibung f çocuk aldırma, kürtaj

abtrennen –i –den ayırmak

abtreten başka devlete terk , devretmek; sich die Füsse ~ ayakkabının çamurunu silmek

Abtretung f bırakma , terk etme

abtrocknen silerek kurutmak, kurulamak

abtropfen damlamak

abtrünnig sadakatsız

aburteilen A –e hüküm giydirmek

abwägen tartmak

abwarten ( -in olmasını) beklemek

abwärts aşağıya ( doğru)

Abwasch m bulaşık

abwaschen yıkamak

Abwässer pis sular

abwechseln birbiriyle değişmek, nöbetleşmek;~d nöbetleşe, sırasıyla

Abwechselung f değiştirme , değişiklik

Abwege : auf ~geraten fena yola sapmak

Abwehr (o) f savunma

abwehren savmak, önlemek

Abwehrstoff m koruyucu madde

abweichen ayrılmak, sapmak( von D –den); ~d farklı

Abweichung f farklılık

abweisen reddetmek

abwenden çevirmek, sich ~ yüz çevirmek, vazgeçmek

abwerfen yere atmak; Gewinn getirmek

abwerten değerden düşürmek

abwesend bulunmayan

Abwesenheit f bulunmayış

abwickeln makaradan çözmek, bitirmek

abwischen silmek

abwürgen boğmak, Motor durdurmak

abzahlen taksitle ödemek

Abzahlung f taksitle ödeme

Abzeichen n nişan , rozet

abzeichnen A –i kopyasını çizmek; -i parafe etm.

abziehen çekmek , çıkarmak; bilemek, çekilmek,(von D)

Abzug m çekilme , çıkış, hesaptan çıkarma

abzüglich G çıkartılmak üzere

abzweigen ayrılmak; çatallanmak; ayırmak

Abzweigung f ayrılma , yol ayırımı

ach! ah! ~ was! yok canım!

Achse ( -n) f dingil, mil, eksen

Achsel ( -n) f koltuk; ~zukken n omuz silkme

acht sekiz

Acht f : ausser acht lassen A –e dikkat etmemek; sich in acht nehmen sakınmak ( vor D -den)

Achtel ( ¨) n sekizde bir

achten A –e saygı göstermek, dikkat etm., ( auf A -e)

Achter|deck n kıç güverte, ~bahn f lunapark treni

acht|geben dikkat etm. ( auf A -e); ~los dikkatsiz, dalgın

Achtung f dikkat , saygı

acht|zehn on sekiz, ~zig seksen

ächsen inlemek

Acker ( ¨) m tarla ; ~bau m tarım; ~boden toprak

Adam m Adem

addieren toplamak

Addition f toplama

Adel m asalet, soyluluk

Ader ( ¨n) f damar

Adjektiv ( ¨e) n sıfat

Adler ( ¨) m kartal, karakuş

adlig asilzade, soylu

Admiral ( ¨e) m amiral

adoptieren evlat edinmek

Adoption f evlat edinme

Adoptivkind n evlatlık

Adresse ( ¨n) f adres

adressieren ( -in ) adresini yazmak

Adria f , ~tische(s) Meer Adriyatik Denizi

Advent ( ¨e) m Noelden önceki dört pazar günü veya dört hafta

Adverb ( -ien) zarf, belirteç

Advokat ( -en) m avukat

Affe ( ¨n) m maymun

Affekt ( ¨e) m heyecan

affektiert yapmacık

Afghanistan n Afganistan

Afrika n Afrika

After (¨) m an. makat, anüs

Ägäis f Ege Denizi

Agent ( ¨en) m , ~in f acente;casus; ~ur f acentelik

Aggression f tecavüz, baskın

aggresiv saldırgan

Agrar tarımsal

Ägypten n Mısır ,Ägypter m, ägyptisch Mısırlı

aha! işte! ,anladım!

Ahn(e) ( ¨en) m dede, ata

ähneln D benzemek

ahnen önceden sezmek

ähnlich D benzer

Ähnlichkeit f benzerlik

Ahnung f sezgi, his; keine~ haben hiç haberi olmamak

Ahorn( ¨e)m akçaağaç

Ähre ( ¨n) f başak

Aids n Aids hastalığı

Akademi|e ( ¨n) f akademi;~ker ( ¨) m, ~kerin f üniversite mezunu

akademisch akademik

Akazie ( ¨n) f akasya

akklimatisieren: sich ~ yeni ortama alışmak

Akkord( ¨e) m akort

Akkreditiv ( ¨e) n akreditif

Akku ( ¨s), ~mulator ( ¨en) m akümülatör

Akkusativ ( ¨e) m ismin –i hali, belirtme durumu

Akt ( ¨e) m iş, hareket, çıplak vücut resmi

Akte ( ¨n) dosya

Akten|deckel m dosya, ~mappe f, ~tasche f evrak çantası

Aktie ( ¨n) f hisse senedi; ~ngesellschaft f anonim ortaklık

Aktion f hareket, faaliyet,

aktiv faal, etkin,muvazzaf, ~ieren etkinleştirmek

Aktivität ( ¨en) f faaliyet,etkinlik, eylem

aktuell güncel, aktüel

akut had, akut

Akzent (¨e) m vurgu, şive

akzeptieren kabul etmek

Alabaster m su mermeri, kaymak taşı

Alarm ( ¨e) alarm

alarmieren A –e tehlike haberi vermek

Alaun ( ¨e) m şap

Albaner ( ¨) m Arnavut; ~ien n Arnavutluk

albern akılsız, şapşal

Album ( ¨ ben) n albüm

Aleppo n Halep

Alexandr|ette n iskenderun; ~ia , ~ien n İskenderiye

Alge ( ¨n) f deniz yosunu

Algebra (o) cebir

Algerien n Cezayir

Alibi ( ¨s) n başka yerde bulunduğu iddiası

Alimente geçinme parası

Alkohol ( ¨e) m alkol, ispirto

alkoholfrei alkolsüz

Alkoholiker m alkolik

alkoholisch m alkollü

All (o) n evren,kainat

alle hepsi, bütün;~beide her ikisi

Allee ( ¨n) iki tarafı ağaçlı yol ; bulvar

allein yalnız , tek başına; ~ig yalnız; ~stehend bekar; kimsesiz

allenfalls her halde ; hiç olmazsa

allerdings fakat, elbette

allererst : zu ~ her şeyden önce

allergisch alerjik

allerhand her türlü , çeşit çeşit; acayip, çok şey

Aller|heiligen (o) n Azizler yortusu; ~seelen (o) n Ölüler Günü

alles hepsi, her şey

allgemein genel; im ~en genellikle

Allgemeinheit f genellik; toplum

allgemeinverständlich  herkesçe kolay anlaşılır

Allheilmittel n her derde ilaç

Alli|anz ( ¨en) f ittifak, pakt, ~ierte (r) müttefik

all|jahrlich yıllık, ~mählich dereceli , yavaş yavaş

Alltag m günlük hayat

alltäglich gündelik ,olağan

allzu|sehr , ~viel pek çok

Alm ( ¨en) f yayla

Almosen (o) n sadaka

Alpen Alp Dağları

Alphabet ( ¨e) n alflbe

alphabetisch alfabetik

Alptraum ( ¨e) m kabus, karabasan

als  -den daha ; olarak, gibi , iken; -diği zaman ; ~ob sanki, güya; mehr ~ -den fazla

also demek ki , o halde

alt eski, yaşlı,bayat; 20 Jahre ~ 20 yaşında

Alt (o) m alto

Altar ( ¨e) m sunak ,kilise masası

Alte f yaşlı kadın; ~(r) m yaşlı erkek

Alter (o) n yaş, yaşlılık

älter daha yaşlı, daha eski; ~e Schwester f abla; ~er Bruder m ağabey

altern ihtiyarlamak, yaşlanmak

Altersgrenze f emeklilik yaşı

altersschwach yaşlılıktan çökmüş, eskimiş

Altersver|sicherung f yaşlılık sigortası; ~versorgung f emeklilik aylığı

Altertum n Eski çağ, antika

altertümlich eski , antika

alt|klug büyükleri taklit eden, erken gelişmiş; ~modisch modası geçmiş

Altstadt f kentin eski kısmı

Alu|folie f alüminyum kağıdı; ~minium n alüminyum

Amateur ( ¨e) m amatör

ambivalent kararsız

Amboss ( ¨sse) n örs

ambulant; ~e Behandlung f ayakta tedavi ; ~er Handler m seyyar satıcı

Ameise ( ¨n) f karınca ; ~nhaufen m karınca yuvası

Amen amin

Amerika n Amerika; ~ner(in) m f Amerikalı

Amnestie ( ¨n) f genel af

Ampel ( ¨n) f lamba

Ampere n amper

Amphibien amfibi

Amputation f ampütasyon

amputieren kesmek

Amsel ( ¨n) karatavuk

Amt ( ¨er) n görev, vazife, memuriyet; makam, resmi daire

amtlich resmi, resmen

Amts|bezirk m bölge , daire; ~gericht n yerel mahkeme; sulh mahkemesi; ~richter m sulh hakimi; ~schimmel ( ¨) m kırtasiyecilik

amüsant eğlenceli

amüsieren eğlendirmek; sich ~ ( über A ile) eğlenmek  an A –in yanına, -e ; -in yanında , -de

analog D benzer

Analphabet ( ¨en) m okuma yazma bilmeyen

Analyse ( ¨n) f analiz, tahlil

Ananas ( ¨sse) f ananas

Anarchi|e ( ¨ n) f anarşi; ~st , stin anarşist

Anästhesie ( ¨ n) f anestezi

Anatolien n Anadolu

Anatomie ( ¨n) f anatomi

anbahnen A –e yol açmak

Anbau m yetiştirme , ek bina

anbauen yetiştirmek, ekip biçmek, eklemek

anbehalten Kleidung çıkarmamak

anbei ilişik olarak

anbelang|en: was A ~t –e gelince , kalırsa

anbeten A –e tapmak

Anbetracht: in ~G dolayısıyla N , mademki

anbieten DA sunmak ; ikram etmek, önermek

anbinden bağlamak , ( an A -e)

 Anblick m görünüş

anbraten hafif kızartmak

anbrechnen Paket açmak, Tag doğmak, Nacht olmak

anbrennen yakmak, tutuşturmak, dibi tutmak

anbringen takmak, eklemek ( an A -e) ; getirmek

anbrüllen A -e bağırmak

Andacht ( ¨ en) ibadet

andächtig saygı ile , dikkatli

andauern sürmek; ~d devamlı, sürekli

Andenken (¨) n hatıra ; andaç

ander – başka, diğer

ander|(e)nfalls yoksa, aksi takdirde; ~erseits diğer taraftan

ändern değiştirmek; sich ~ değişmek

Änderung f değiştirme,

anders başka, farklı ( als -den) ; ~denkend başka türlü düşünen ; ~gläubig başka dinden; ~wo başka yerde

ander|thalb bir buçuk,; ~weitig başka taraftan

andeuten ima etmek

Andeutung f işaret, ima

Andrang (O) m kalabalık; rağbet( nach D -e)

andrehen çevirmek; sıkıştırmak; çalıştırmak; yamamak

andohen korkutmak , tehdit etmek

aneignen : sich ~zaptetmek; benimsemek

aneinander yan yana , birbirine bitişik, ~fügen birleştirmek; ~grenzen bitişik olmak, ~stossen çarpışmak

Anekdote (¨n) f anekdot, fıkra

anekeln tiksindirmek

anerkennen kabul etmek, tanımak

Anerkennung f takdir ; kabul

anfahren A –e çarpmak , -e şiddetle bağırmak, harekete geçmek

Anfahrt ( ¨en) f yanaşma yolu

Anfall( ¨e) m ani ağrı, nöbet

anfallen A –e saldırmak, meydana çıkmak

Anfang (¨e) m başlangıç

anfangen başlamak

Anfänger ( ¨ ) m , ~in f başlayan

anfänglich, anfangs başlangıçta

Anfangsstadium n ilk devre

anfassen tutmak, ellemek

anfechten  tanımamak

Anfechtung f tanımama; ayartma

anfertigen yapmak, imal etmek

anfeuchten nemletmek, ıslatmak

anfeuern teşvik etmek

anflehen A-e yalvarmak

anfliegen A –e (uçakla ) uğramak

Anflug ( ¨ e) m uçarak yaklaşma, hafif iz

anfordern istemek, talep etmek

Anforderung f talep

Anfrage ( ¨ n) f sorgu

anfragen ( bei D –e ) sormak, başvurmak

anfressen kemirmek

anfeunden : sich ~ dostluk kurmak( mit D ile)

anfügen eklemek

anfühlen : sich ~ wie ... hissini vermek

anführen yönetmek; zikretmek, anmak; (betrügen)aldatmak

Anführer ( ¨ ) m , ~in f baş, elebaşı

Anführungszeicnen n tırnak işareti

Angabe ( ¨ n) f bildiri, ifade, veri

angaben bildirmek, beyan etmek, ağız satmak

Angaber ( ¨) m , ~in f ağız satan kimse

angeblich sözde olan, sözümona, sözde

angeboren anadan doğma

Angebot ( ¨ e) n teklif , arz, sunu

angebracht uygun, yerinde

angedeihen : ~ lassen sağlamak,

angehen başlamak, mümkün olm., ilgilendirmek

angehören D ait olmak, mensup olmak

Angehöriger yakın, akraba

Angeklagte(r) sanık

Angel ( ¨n) f reze

Angel ( ¨n) f olta

Angelegenheit ( ¨ en) f iş, husus

Angelhaken m olta iğnesi

angeln olta ile tutmak

Angelpunkt m dönüm noktası

Angel|rute f olta kamışı, ~schnur f olta ipi

angemessen D uygun

angenehm hoş,; ( sehr) ~! memnun oldum!

angenommen ( ~dass ...) farzedelim ki, faraza

angesehen itibarlı

angesichts G –e nazaran , -in karşısında

Angestellte(r) hizmetli, müstahdem

angestrengt gayretle

angetrunken çakırkeyf

angewiesen : ~ sein bağlı olmak ( auf A -e)

angewöhnen : sich ~ A –e alışmak

Angewohnheit ( ¨ en) f alışkanlık

angleichen uydurmak

Angler ( ¨) m ,~in f olta ile balık tutan

angreifen A –e saldırmak; -i bozmak

Angreifer m saldırgan

angrenzen bitişik olm., ( an A -e) ; ~d bitişik, komşu

Angriff ( ¨ e) m hücum, saldırı; in ~ nehmen ele almak

Angst f korku, endişe

ängstigen : sich ~ korkmak

ängstlich korkak

angucken A –e bakmak

angurten : sich ~ emniyet kemerini bağlamak

anhaben A giymiş olm., nichts ~ können b. ş. koyamamak( j-m b-e karşı)

anhalten durmak, devam etm., sürmek, durdurmak; ~d sürekli

Anhalt|er m otostopçu; ~spunkt m belirti, ipucu

Anhang m ek, eş dost

anhängen asmak , bağlamak, bağlı olmak

Anhänger taraftar , römork, pandantif

anhänglich bağlı

anhäufen yığmak

Anhäufung f yığılış

anheben kaldırmak, Preis artırmak

anheften yapıştırmak (an A –e)

Anhieb m : auf ~ilk hamlede

Anhöhe ( ¨ n) f yükseklik, tepe

anhören –i dinlemek, -e kulak vermek

Anis ( ¨e) m anason

Ankauf m alış

ankaufen satın almak

Anker ( ¨ )m çapa, gemi demiri

ankern demir atmak

anketten zincirle bağlamak ( an A -e)

Anklage ( ¨n) f itham, iddia

anklagen itham etm., suçlamak

anklammern : sich ~ an A –e takılmak

Anklang ( ¨e) m : ~ finden sempati veya rağbet görmek

ankleben yapıştırmak ( an A -e)

ankleiden giydirmek , sich ~ giyinmek

anklopfen ( bei D –in ) kapısını çalmak

anknipsen Licht açmak

anknüpfen bağlamak ( an A -e)

Anknüpfungspunkt m bağlantı

ankommen varmak ( in D -e)gelmek; ( auf A -e) bağlı olmak

ankreuzen A –e çarpı işareti koymak

ankündigen bildirmek

Ankündigung f ilan, bildiri

Ankunft (o) f varış

ankurbeln hareket getirmek, canlandırmak

Anlage ( ¨ n) f yatırım, tabiat, yetenek, ek, park, yeşillik

Anlass ( ¨sse ) m sebep, vesile; ~ geben zu D –e fırsat vermek; aus diesem ~ bu vesileyle , anlassen Kleidung çıkarmamak, Motor çalıştırmak, işletmek

Anlasser ( ¨) m marş

anläβlich G dolayısıyla

Anlauf m hız alma ; hamle ; ~nehmen hız almak

anlaufen uğramak, buğulanmak, Gesicht kızarmak

anlegen kurmak, hazırlamak; Geld yatırmak; Kleidung giymek, Gewehr yöneltmek, uğramak

Anlegestelle f iskele

anlehnen dayamak, Tür aralamak ; sich ~ an A –e dayanmak

Anleihe ( ¨n ) f borç alma, istikraz ; eine ~ aufnehmen istikraz almak  ( bei D -den)

anleiten A –e öğretmek ( zu D -i), -e yol göstermek

Anleitung f talimat

anlernen A –e öğretmek

Anliegen ( ¨) n arzu, istek

anliegend bitişik

Anlieger ( ¨) m komşu , aynı sokakta oturan

anglocken cezbetmek

anlügen A –e yalan söylemek

anmachen açmak , yakmak, Salat hazırlamak,

anmalen boyamak

Anmarsch m yaklaşma

anmassen : sich ~ A benimsemek, gasbetmek; ~d kibirli, gururlu

Anmassung f haksız iddia

anmelden bildirmek ( bei D -e) ; sich ~ gelişini bildirmek, yazılmak ( bei D -e)

Anmeldung f kayıt, kaydolma

anmerken işaret etmek, sich  A ~ lassen –de belli olm.

Anmerkung f not, haşiye

Anmut güzellik

anmutig güzel, zarif , sevimli

annageln mıhlamak ( an A -e)

annähen dikmek ( an A -e)

annähernd takriben , aşağı yukarı

Annäherung f yaklaşma

Annahme ( ¨ n) f kabul, tahmin

annehmbar kabul olunabilir

annehmen kabul etm., benimsemek, tahmin etm., sanmak, sich ~ G –i üzerine almak

Annehmlichkeit ( ¨ en) f hoşluk

annektieren ilhak etmek

Annexion ( ¨ en) f ilhak

Annonce ( ¨n) f gazete ilanı

annoncieren ilan etmek

annullieren iptal etmek

Anode f anot

anonym anonim

anordnen düzenlemek, befehlen emretmek

Anordnung f tertip , emir

anpass|en uydurmak, ( an A -e) ; sich ~en an A –e uymak; ~ungsfähig uyabilir; uydurulabilir

Anprall (o) m çarpma

anpreisen övmek

Anprobe ( ¨n) f prova

anprobieren denemek, prova etmek

anrechnen hesaba geçirmek

Anrecht ( ¨ e) n hak (iddiası)

Anrede ( ¨n) f hitap; söz

anreden A –e hitap etmek

anregen teşvik etmek, uyandırmak; ~d teşvik edici, uyandırıcı

Anregung f teşvik, teklif

Anreiz ( ¨e) m teşvik, güdü

anrempeln A –e çarpmak, sataşmak

Anrichte f büfe

anrichten A hazırlamak, Schaden –e sebep olmak

anrosten pas tutmak , paslanıp yapışmak

Anruf m çağırma ; telefon etme

anrufen A –e seslenmek , -e telefon etmek

Anrufbeantworter m tele sekreter

anrühren A –e dokunmak, Teig –i hazırlamak

Ansage ( ¨n) f bildiri, anons

ansagen bildirmek

Ansager (¨) m, ~in f spiker, sunucu

ansammeln toplamak, biriktirmek, ; sich ~toplanmak

Ansammlung f kalabalık

ansässig oturan ( in D -de)

Ansatz m başlangıç; ek

anschaffen tedarik etmek

Anschaffung f tedarik

anschauen A –e bakmak, sich ~ -i seyretmek

anschaulich açık; somut

Anschauung f görüş

 

Anschein m görünüş, dem ~ nach , anscheinend göründüğü gibi , görünürde

anscheissen A –e çıkışmak, fırçalamak

anschieben itmek

Anschlag m suikast, dokunma, tahmin, yöneltme, duvar ilanı; ~brett n ilan tahtası

anschlagen yapıştırmak, asmak, ( an A -e) çınlamak

Anschlag|säule f ilan sütunu; ~tafel f

anschleichen: sich ~ gizlice yaklaşmak

anschliessen bağlamak, sich ~ an A –e katılmak

Anschluss m birleştirme , bağlantı, aktarma , ~flug aktarma uçuşu

anschmieren aldatmak

anschnallen takmak, sich ~ kemer takmak

Anschnallpflicht f emniyet kem. takma mecburiyeti

anschnauzen şiddetle azarlamak

anschneiden kesmeye başlamak, konuyu açmak

Anschovis (¨ )f ançüez

anschrauben vidalamak ( an A -e)

anschreiben yazmak ; ~ lassen veresiye almak

anschreien A –in yüzüne bağırmak

Anschrift f adres

anschwärzen A kötülemek ( bei D -e)

anschweissen kaynakla birleştirmek

anschwellen kabarmak, şişmek

ansehen A –e bakmak; ~ als , für A ...olarak saymak

Ansehen  n bakış ; itibar

ansehnlich göze çarpan , büyük,

ansetzen tespit etmek, eklemek; Fett ~ yağ bağlamak

Ansicht f manzara , görünüş; ~skarte f resimli kartpostal; ~ssache f görüş meselesi

ansiedeln yerleştirmek; sich ~ yerleşmek ( in D -e)

anspannen arabaya koşmak

Anspannung f kuvvet toplama, gayret

anspielen ima etmek( auf A -i)

Anspielung f ima

anspitzen yontmak, sivriltmek

Ansporn m teşvik

Ansprache f söylev

ansprechen A –e hitap etm., -in hoşuna gitmek, ~d sevimli, hoşa giden

anspringen harekete geçmek, işlemek

Anspruch m iddia; hak ; in ~ nehmen meşgul etmek; hohe Ansprüche stellen aşırı taleplerde bulunmak

anspruchs|los yetingen, ~voll güç beğenen

Anstalt ( ¨ en) f kurum; kuruluş, ~en treffen , zu ... için tedbir almak

Anstand  m edep, terbiye, gözleği

anständig terbiyeli, namuslu

anstandslos kolaylıkla

anstarren A –e dik bakmak

anstatt G yerine ; ~dass, ~ zu –mektense

anstecken takmak ,iğnelemek , yakmak, bulaştırmak; ~d bulaşıcı

Ansteckungsgefahr f bulaşma tehlikesi

anstehen kuyrukta beklemek

ansteigen yükselmek, artmak

anstelle  anstatt

anstellen açmak, harekete geçirmek, işe koymak, yapmak, sich ~davranmak ( nach D için) kuyruğa girmek

Anstellung f vazife , memuriyet

Anstieg ( ¨e) m yükseliş

anstiften teşvik etmek ( zu D -e)

anstimmen Lied söylemeye başlamak

Anstoss m çarpma, topa vurma, sebep, neden, ~nehmen an D –den alınmak

anstossen çarpmak ( an A -e) , -e bitişik olm., kadehleri tokuşturmak

anstössig yakışıksız

anstreben amaçlamak

anstreichen boyamak, stelle işaretlemek

anstrengen yormak ; sich ~ uğraşmak; ~d yorucu

Anstrengung f çaba , zahmet

Ansturm m saldırı

anstürmen saldırmak ( gegen A -e)

Antagonismus m zıtlık, tezat

Anteil m pay ; ~nahme acıma, başsağlığı, ilgi

Antenne ( ¨n) f anten

Anti/babypille f gebeliği önleyici hap; ~blotika antibiyotik maddeler

antik eski, antika

Antiquar ( ¨e) m antikacı ,; ~iat ( ¨e) n sahaf dükkanı

antiquarisch elden düşme

Antiquität ( ¨ en) f antika

Antrag ( ¨e) m teklif; dilekçe; ~stellen teklifte bulunmak, dilekçe yazmak  ( an A -e), ~steller m dilekçe sahibi

antreffen A –e rast gelmek

antreiben itmek

antreten Arbeit –e başlamak, Erbe –e konmak; sıralamak

Antrieb m teşvik, harekete geçirme

Antritt m başlangıç

antun göstermek

Antwort ( ¨en) f cevap, yanıt

antworten D cevap vermek

anvertrauen DA emanet etmek

anwachsen kökleşmek, artmak

Anwalt ( ¨e) m avukat, müdafi; ~skammer f baro

Anwärter ( ¨) m , ~in f aday

anweisen havale etmek, tahsis etmek, -e yapmasını emretmek

Anweisung f direktif , havale

anwend/ bar uygulanabilir, ~en tatbik etmek, uygulamak

Anwendung f kullanış

anwerben işe almak

anwesend hazır, mevcut

Anwesenheit f huzur, mevcudiyet

anwiedern iğrendirmek

Anwohner ( ¨) m komşu

Anzahl f sayı, miktar

anzahlen A ... için pay vermek

Anzahlung f kaparo

anzepten A –e gizli bağlantı kurmak, -i gizlice dinlemek

Anzeichnen n belirti iz

Anzeige ( ¨n) f ilan; ihbar; ~erstatten ihbarda bulunmak

anzeigen ihbar etmek, göstermek

anziehen çekmek, Kleidung giymek, Preise yükselmek; sich ~ giyinmek; ~d çekici

Anziehungskraft f çekim kuvveti

Anzug ( ¨e) m takım elbise , im ~ sein yaklaşmak

anzüglich iki anlamlı

anzünden yakmak, tutuşturmak

Aorist ( ¨e) m geniş zaman

apart orijinal

apathisch gevşek, ilgisiz

Aperitif ( ¨s) m aperitif

Apfel ( ¨) m elma, ; ~saft m elma suyu , ~sine ( ¨n) portakal

Apostel ( ¨) m havari

Apostroph ( ¨e) m kesme işareti

Apotheke ( ¨n) f eczane, ~r ( ¨) m, ~rin f eczacı

Apparat ( ¨e) m aygıt, alet

Appartement  ( ¨s) n apartman dairesi

Appell ( ¨e) m çağrı, yoklama

appellieren başvurmak, seslenmek ( an A -e)

Appetit (o) m iştah

appetitlich iştah çekici

applaudieren D –i alkışlamak

Applaus (o) m alkış

Aprikose ( ¨n) f kayısı

April (o) f nisan ; ~scherz m nisan balığı

Aquädukt ( ¨e) m su kemeri

Aquaplaning (o)  n su altı kızağı

Argentinien n Arjantin

Ärger (o) m kızgınlık ; dert

ärgerlich üzücü; kızgın ( auf , über A -e)

ärgern kızdırmak; sich ~ kızmak ( über A -e)

Ärgernis ( ¨sse) n rezalet

arg/ listig hilekar , aldatıcı; ~los temiz yürekli ; saf

Argument ( ¨e) n tez, delil

argwöhnisch şüpheli

Arie ( ¨n) f arya

arm fakir, zavallı

Arm ( ¨e) m kol; ~ in ~ kol kola

Armeturenbrett n kontrol tablosu

Armband n bilezik ; ~uhr f kol sati

Armee ( ¨n) f ordu

Ärmel ( ¨) m elbise kolu ; ~kanal m Manş Denizi

Armeni/ en n Ermenistan , ~er (¨) m , ~erin f Ermeni

armenisch ermeni, Ermenice

ärmlich fakir, yoksul

armselig fakir, kötü

Armut f fakirlik, yoksulluk

Aroma ( ¨men) n hoş koku, aroma

aromatisch aromatik

arrangieren düzenlemek

Arrest ( ¨e) m hapis

arrogant kibirli

Arsch ( ¨e) m kıç, göt

Art ( ¨en) f cins, çeşit, tarz

Arterie ( ¨n) f atardamar

artig terbiyeli, uslu

Artikel( ¨) m madde, makale, tanım edadı

Artillerie ( ¨n) f topçuluk

Artischoche ( ¨n) f enginar

Arznei ( ¨en) f, ~mittel n ilaç

Arzt ( ¨e) m , ( ¨in) f doktor, hekim

ärztlich tıbbi

As ( ¨sse) n as, birli

Asbest ( ¨e) m asbest

Asche ( ¨n) f kül ; ~nbecher m küllük, sigara tablası

Aschermittwoch m katoliklerin 40 günlük perhizlerinin ilk günü , karnavaldan sonraki ilk gün

asiatisch Asyalı

Asien n Asya

Aspekt ( ¨e) m görünüş

Asphalt ( ¨e) m asfalt

Aspirin n aspirin

ass essen

Assistent ( ¨en) m., ~in f asistan

Ast ( ¨e) m dal; budak

Aster ( ¨n) f yıldızçiçeği

Asthma (o) n astım

Astro/ naut ( ¨en) m astronot; ~nomie f astronomi

Asyl ( ¨e) n barınak; politisches ~ siyasi sığınma; ~recht n sığınma hakkı

Atelier ( ¨s) n atelye

Atem (o) m nefes, soluk; ~holen nefes almak

atemlos nefessiz

Atemzug m nefes alma

Athe/ ismus m ateizm ; ~ist m ateist

Athen n Atina

Äther m eter

Äthiopien n Etyopya

Athlet ( ¨en) m atlet , sporcu

Atlantik m , Atlantischer Ozean Atlas Okyanusu

Atlas m atlas,

atmen nefes almak

Atmosphäre (¨ n) f atmosfer; ortam

Atmung f solunum

Atom ( ¨e) n atom; ~bombe f atom bombası; ~kraftwerk n atom reaktörü

Atten/ tat ( ¨e) n suikast ; ~täter ( ¨) m suikastçı

Attest ( ¨e) n rapor

attraktiv çekici

Attribut ( ¨e) n sıfat, nitelik, yüklem

ätzen yakmak; ~d yakıcı, aşındırıcı

Aubergine ( ¨n) f patlıcan

auch dahi, de , da

audiovisuell odyovizüel, işitsel - görsel

auf D –in üstünde, üzerinde; -de ; ~ A –in üstüne, üzerine; ....için; ~ deutsch Almanca olarak; açık;(wach) ayakta; ~ und ab bir aşağı bir yukarı

aufatmen geniş nefes almak

Aufbau m yapı, kuruluş, kalkınma; ( bina üstüne) ek

aufbauen inşa etmek, kurmak, kalkındırmak

aufbehalten çıkarmak

aufbewahren saklamak

aufbieten harcamak, toplamak

aufblähen : sich ~ şişmek

aufblasen şişirmek

aufbleiben açık kalmak; yatmamak

aufblenden farları yakmak

aufbrauchen tüketmek

aufbrausen kaynamak

aufbrechnen kırıp açmak

aufbringen sağlamak; çıkarmak

Aufbruch ( ¨e) m kalkış

aufbügeln ütülemek

aufbürden DA yüklemek

aufdecken açmak ; meydana çıkarmak

aufdrängen DA zorla kabul ettirmek; sich ~ ( j-m b-i) rahatsız etmek

aufdrehen çevirip açmak

aufdringlich usandırıcı

aufeinander üst üste ; arka arkaya; ~folgen birbirini takip etmek; ~folgend birbirini takip eden ; ~prallen , ~stossen çarpışmak

Aufenthalt ( ¨e) m kalma; oturma; gecikme; ~serlabnis f oturma müsaadesi ; ~sort m oturma yeri; ~sraum m dinlenme odası

auferlegen DA yüklemek

Auferstehung ( o) f diriliş

aufessen tamamiyle yemek

auffahren yerinden fırlamak; çarpmak; oturmak ( auf A -e)

Auffahrt f yanaşma yolu ; ~unfall m arkadan çarpma kazası

auffallen D –in dikkatini çekmek; ~d ,auffällig göze çarpan,dikkatiçeke

auffangen yakalamak, hafifletmek, Strahlen toplamak

auffassen anlamak , kavramak; karşılamak

Auffassung f anlayış

auf/ flackern, ~flammen alevlenmek

auffliegen birdenbire havalanmak; birdenbire açılmak

auffordern davet etmek, çağırmak ( zu D -e)

Aufforderung f davet, talep

aufforsten ağaçlandırmak

auffressen tamamiyle yemek

auffrischen tazelemek

aufführen temsil etmek, oynamak; anführen , aufzahlen; sich ~ davranmak

Aufführung f temsil

Aufgabe f ödev, görev, terk, teslim

Aufgang m doğuş, ( Treppe) merdiven

aufgeben bırakmak, terk etm., yollamak, vazgeçmek

aufgeblasen kabarık , şiş, kibirli

Aufgebot ( ¨e) n evlenme ilanı, askı, silah altına çağırma

aufgebracht : ~ sein hiddetlenmek ( über A -e)

aufgedreht neşeli

aufgehen doğmak, açılmak, çözülmek

aufgeklärt aydın fikirli

aufgelegt; gut ~ keyfi yerinde

aufgeregt heyecanlı

aufgeweckt uyanık

aufgrund G –den dolayı

aufhaben A başında olmak, açık bulunmak

aufhacken kazarak açmak

aufhalsen aufbürden

aufhalten açık tutmak, durdurmak, sich ~ kalmak, oturmak ( in D -e)

aufhängen asmak ( an A -e)

Aufhänger ( ¨) m askı

aufhäufen yığmak

aufheben kaldırmak, saklamak

Aufhebung f kaldır(ıl)ma , fesih

aufheitern ferahlandırmak

aufhetzen kışkırtmak

aufholen telafi etmek, farkı kapatmak

aufhören bitmek, bitirmek ( mit D -i)

aufklappen açmak

aufklären aydınlatmak; bilgi vermek ( über A hakkında) halletmek

Aufklärung f aydınlatma; bilgi

aufklepen yapıştırmak

Aufkleper m tutkallı fiş, çıkartma

aufkochen kaynamak, kaynatmak

aufkommen çıkmak, dayanmak ( gegen A –e karşı); üstüne almak ( für A –in sorumluluğunu)

aufkrempeln sıvamak

aufkreuzen çıkagelmek( bei , in D -e)

aufladen yüklemek, Batt. doldurmak

Auflage f yüküm , baskı, vergi

auflassen açık bırakmak, Hut çıkarmamak

Auflauf m kalabalık

auflaufen oturmak

auflegen üstüne koymak ( auf A -i) Hörer ( telefonu) kapatmak,

auflehnen : sich ~ ayaklanmak, ( gegen A –e karşı)

auflesen toplamak

auflockern gevşetmek

auflösen çözmek, dağıtmak, feshetmek; sich ~çözülmek

Auflösung f fesih, sonuç

aufmachen açmak; sich ~ yola çıkmak

aufmerksam dikkatli; ~ machen A –in dikkatini çekmek    ( auf A -e)

Aufmerksamheit f dikkat; ilgi

aufmuntern canlandırmak, şenlendirm~~: sich ~ kendini feda etmek ( für A için)

aufpassen dikkat etmek, bakmak ( auf A -e)

aufplatzen patlamak

aufprallen çarpmak ( auf A -e)

aufpumpen şişirmek

Aufputschmittel n uyarıcı

aufraffen : sich ~ kuvvetlerini toplamak ( zu D -meğe)

aufräumen toplamak

aufrecht dik, dürüst; ~erhalten korumak

aufregen heyecanlandırmak; sich ~ heyecanlanmak; ~d heyecanlı

Aufregung f heyecanlı

aufreiben : sich ~ yorulmak; ~d yorucu

aufreihen dizmek

aufreissen ( hızla veya kuvvetle ) açmak

aufreizend tahrik edici, teşvik edici

aufrichten dikmek, doğrultmak; sich ~ doğrulmak

aufrichtig dürüst, samimi

Aufruf ( ¨e) m davet , çağrı

aufrufen çağırmak, davet etmek ( zu D -e)

Aufruhr (o) m ayaklanma

aufrüsten silahlandırmak

aufsammeln toplamak

aufsässig itaatsiz

Aufsatz m kompozisyon , yazı, makale

aufschieben iterek açmak

Aufschlag m yere vurma , kapak, zam, artış

aufschlagen açmak, Zelt kurmak

aufschliessen açmak

Aufschluss m : ~ geben bilgi vermek( über A hakkında )

aufschlussreich bilgi verici, anlamlı

aufschneiden keserek açmak, yarmak, palavra savurmak

Aufschneider ( ¨) m, ~in f palavracı

Aufschnitt m et, jambon ve salam dilimleri

aufschrauben vidalamak, açmak

Afschrei m ani çığlık

aufschreiben kaydetmek, not etmek

Aufschrift f adres, yazı

Aufschub m erteleme

Aufschwung m kalkınma

Aufstehen  n : ~erregen heyecan uyandırmak

Aufseher ( ¨) m, ~in f bekçi, gardiyan

aufsetzen koymak, takmak, Hut giymek, Text kaleme almak, Wasser ocağa koymak

Aufsicht ( ¨en ) f kontrol, denetim

aufspannen gererek açmak, germek

aufspringen fırlamak, çatlamak, ansızın açılmak

aufspüren izleyip bulmak

Aufstand ( ¨e) m ayaklanma

aufstechen deşmek

aufstehen ayağa kalkmak; ayaklanmak

aufsteigen yükselmek

aufstellen koymak, yerleştirmek, kurmak, ileri sürmek

Aufstellung f yerleştirme, liste , montaj

Aufstieg ( ¨e) m yükselme ; kalkınma

aufstöbern arayıp bulmak

aufstocken A –e kat eklemek; -i çoğaltmak

aufstossen iterek açmak, kırmak, geğirmek

aufstreichen sürmek ( auf A -e)

aufsuchen A –e uğramak

Auftakt ( ¨e) m başlangıç

auftauchen meydana çıkmak

auftauen eritmek, erimek

Auftrag ( ¨e) m vazife , ödev, vekalet, im ~ G , von D adına

auftragen havale etmek, Kleidung eskitmek

auftreiben bulmak, sağlamak

auftrennen A –in dişini sökmek

auftreten yere basmak , davranmak, meydana çıkmak

Auftreten (o) n davranış

Auftrieb m : ~geben cesaret vermek

Auftritt m sahneye çıkış

aufwachen uyanış

aufwachsen büyümek

Aufwand (o) m masraf, lüks

aufwärmen ısıtmak, canlandırmak

aufwärts yukarıya doğru

aufwecken uyandırmak

aufweichen yumuşatmak

aufweisen göstermek

aufwenden sarfetmek

aufwerfen Frage ortaya atmak

aufwerten A –in değerini artırmak

aufwickeln sarmak, dolamak

aufwiegeln tahrik etmek

aufwischen silmek

aufzählen saymak

aufzeichnen çizmek, not etmek

Aufzeihnung f not, kayıt

aufziehen yukarı çekmek

Aufzucht (o) f yetiştirme

Aufzug m alay, asansör, perde

aufzwingen A zorla kabul ettirmek

Auge ( ¨n) n göz

Augen/ arzt m , ~ärztin f göz doktoru; ~blick m an

augenblicklich bu anda; hemen; şimdiki

Augen/ braue ( ¨n) f kaş; ~höhle f göz yuvası; ~lid ( ¨er)  n göz kapağı; ~mass (o) n göz kararı; ~zeuge m görgü tanığı

August ( o) m ağustos

Auktion f açık artırma

Aula ( ¨ len ) f toplantı salonu

aus D–in içinden; -den; -den dolayı; yüzünden;kapalı; ~sein bitmişolm

ausarbeiten hazırlamak

ausarten: ~ in A –e değişmek, -in halini almak

ausatmen nefes vermek

ausbaden A –in acısını çekmek

Ausbau (o) m genişletme

ausbauen genişletmek

ausbessern tamir etmek, onarmak

ausbeulen düzeltmek

Ausbeute f kazanç , kar

ausbeuten sömürmek

Ausbeut/ er m istismar eden, ~ung f sömürü

ausbilden eğitmek, talim etmek

Ausbildung f eğitim , talim

ausblasen söndürmek

ausbleiben gelmemek

Ausblick m manzara, ümit, umut

ausbrechnen çıkmak, ( aus D -den) kaçmak; ( in A –meye ) başlamak

ausbreiten yaymak; sich ~ yayılmak, açılmak

ausbrennen yakmak, dağlamak, sönmek

Ausbruch m başlama, kaçma, firar, püskürme

ausbrüten civciv çıkarmak, yumurtlamak

Ausdauer f sabır, dayanıklılık,

ausdauernd sebatkar

ausdehnen germek, uzatmak; sich ~ uzamak, açılmak

Ausdehnung f genişleme, uzanım

ausdenken: sich ~ -i tasarlamak; uydurmak

Ausdruck ( ¨e) m ifade, terim; deyim

ausdrück/en sıkmak, ifade etmek; ~lich belli; kesin , kesin olarak

ausdrucksvoll anlamlı, anlatımlı

auseinander birbirinden uzak, ayrı; ~brechen kırıp ayırmak, parçalanmak; ~fallen parça parça olmak; ~gehen ayrılmak, dağılmak; ~halten ayrı tutmak; ~nehmen parçalara ayırmak; ~setzen anlatmak

Auseinandersetzung f münakaşa, tartışma

auser/ lesen, ~wählt seçkin, mümtaz

Ausfahrt f çıkış kapısı

Ausfall m dökülme, kayıp

ausfallen Haare: dökülmek, yapılmamak; ~d , ausfällig saldırgan

Ausfallstrasse f çıkış yolu

ausfegen süpürmek

ausfertigen hazırlamak

Ausfertigung f nüsha

ausfindig : ~machen arayıp bulmak

Ausflucht ( ¨e) f kaçamak, bahane

Ausflug m gezinti, gezi

Ausfluss m delik; akış, akıntı

ausfragen soruşturmak

Ausfuhr ( ¨en ) ihracat, dış satım

ausführ/ en yapmak, bitirmek, gerçekleştirmek, ihraç etm., ~lich ayrıntılı , etraflı

Ausführung f yapılış, icra; ~sbestimmungen yönetmelik

ausfüllen doldurmak

Ausgabe f dağıtım, masraf, baskı

Ausgang m çıkış, sonuç

ausgeben dağıtmak, sarf etmek, sich ~  für A kendisini .... diye tanıtmak

ausge/ fallen tuhaf, ~glichen dengeli

ausgehen dışarı çıkmak, Haar dökülmek, Licht sönmek, tükenmek

ausge/ lassen coşkun, neşeli; ~nommen A hariç olmak üzere; -den başka ; ~rechnet aksi şeytan , ~schlossen imkansız, hariç ( von D -den)

ausgesetzt : ~ sein D maruz kalmak

ausge/ sprochen şüphesiz, ; ~sucht seçkin; ~wogen ölçülü; ~zeichnet mükemmel

ausgiebig bol, durmadan

ausgiessen dökmek, boşaltmak

Ausgleich m uzlaşma, uyuşma

ausgleichen düzeltmek, denkleştirmek

ausgraben topraktan çıkarmak

Ausgrabung f kazı

Ausguss m boşaltma deliği

aushalten A –e dayanmak

aushändigen DA vermek, teslim etmek,

Aushang m askı, ilan

Aushängeschild n etiket, tabela

ausharren beklemek

ausheben kazmak, çıkarmak, silah altına çağırmak

aushecken tasarlamak

ausheilen iyileşmek

aushelfen D yardım etmek( bei D ile)

Aushilfe f yerine geçici olarak çalışan

ausholen el kaldırmak, ( zu D –mek için)

aushorchen A –in ağzını aramak

auskennen: sich ~ in D –i iyi bilmek

auskleiden : sich ~ soyunmak

ausklopfen vurarak silkmek veya boşaltmak

auskochen A haşlayarak –in suyunu çıkarmak

auskommen geçinmek ( mit D ile)

auskosten A –in tadını çıkarmak

auskratzen kazıyarak çıkarmak, kaçmak

Auskunft ( ¨e) f danışma, bilgi

auslachen gülerek alay etmek

ausladen boşaltmak

Auslage f serilen mal; ~n masraf

Ausland (o) n yabancı ülke, yurt dışı; dış ülke

Ausländer ( ¨) m , auslandisch yabancı

Auslands yurt dışı

auslassen açık bırakmak, atlamak, boşaltmak

auslaufen akmak, boşalmak, limandan çıkmak

ausieeren boşaltmak

auslegen Ware sermek, Raum döşemek, ödünç vermek, yorumlam.

ausleihen ödünç vermek, kiraya vermek; sich ~ ödünç almak

auslernen çıraklık devrini bitirmek

Auslese f seçme

auslesen ayırmak, okuyup bitirmek

ausliefern teslim etmek

auslosen kur” a çekmek, piyangoya koymak

auslösen kurtarmak, yaratmak

Auslöser m Foto deklanşör

ausmachen söndürmek, kararlaştırmak, sözleşmek, tutmak

ausmalen boyamak ; sich ~ tasavvur etmek

Ausmass n boyut, çap

ausmerzen gidermek

ausmessen ölçmek

Ausnahme ( ¨ n) f istisna, mit ~ G müstesna olarak, hariç olmak üzere ; ~fall m olağanüstü durum; ~zustand m sıkıyönetim

ausnahms/ los istisnasız; ~weise müstesna olarak

ausnehmen ayırmak, ayrı tutmak; ayıklamak; ~d son derece, gayet

ausnutzen fırsat bilmek; sömürmek

auspacken boşaltmak, bülbül gibi söylemek

auspfeifen ıslıklamak

ausplaudern açığa vurmak

ausplündern yağma etmek

auspressen sıkmak

ausprobieren denemek

Auspuff ( ¨e) m egzoz; ~rohr n egzoz borusu

auspumpen tulumbayla boşaltmak

ausradieren silmek

ausrangieren ıskartaya çıkartmak

ausrauben soymak

ausräumen boşaltmak, gidermek

ausrechnen hesaplamak

Ausrede f bahane , kaçamak

ausreden  vazgeçirmek; ~ lassen A –in sözünü kesmemek

ausreichen yet(iş)mek, ( für A -e), ~d kafi, yeter

Ausreise f gidiş, çıkış; ~visum n çıkış vizesi

ausreissen sökmek, koparmak; kaçmak

ausrenken: sich den Arm ~ b –in kolu çıkmak

ausrichten bildirmek, nichts ~ başaramamak

ausrotten yok etmek

Ausrottung f imha

ausrücken çıkmak, kaçmak

Ausruf m ünlem

ausrufen bağırmak, yüksek sesle ilan etmek

Ausrufezeichen n ünlem işareti

ausruhen , sich ~dinlenmek

Ausrüstung f donatım, teçhizat

ausrutschen kaymak

Aussage f söz, ifade

aussagen ifade etmek

ausschalten söndürmek, kesmek, zararsız hale getirmek

Ausschank (o) m içki satış yeri

Ausschau f : ~ halten , ausschauen gözleriyle aramak ( nach D -i)

ausscheiden ayırmak, elemek, ifraz etmek, ayrılmak, elenmek( aus D -den)

Ausscheidung f seçme ifraz

ausschimpfen paylamak, azarlamak

ausschlafen uykusunu almak

Ausschlag m egzama , mayasıl, hareket; den ~ geben ( in D -e) etkili olmak

ausschlag/ en yapraklanmak, tepmek, sapmak, ( nach D -e) ; reddetmek;