|
Günümüzde
ilim ve teknikte ilerlemiş ülkelerin muhtelif gayelerle
uzaya araçlar göndermelerine şahit olunca, ilk füzeyi
bularak bizzat tecrübe eden Lagari Hasan Çelebi'yi ve kanat vasıtasıyla
havada uçmaya muvaffak olan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi hatırlamadan
edemiyoruz.
Hezarfen Ahmet Çelebi'nin yaklaşık olarak üçyüz
sene önce yaptığı tecrübe; yıllardan beri "eller
aya biz yaya" tekerlemesini söyleyerek kendi değerlerini
küçümseyen mazisinden habersizlerin yüzüne inen hakikat
tokatlarıdır...
Avrupalıların, insanın uçabileceğini
hayallerinden bile geçiremedikleri zamanda Hezarfen Çelebi
uçmaya muvaffak olmuştur.
17.Asırda yaşamış bu değerli ilim
adamımızın hayatı hakkında geniş bir
malumat yoktur. IV.Murad zamanında
yaşadığını ve meşhur tecrübesini
IV.Murad'ın da seyrettiğini bilmekteyiz.
Muhtelif ilimlerde inkişaf etmiş olan Ahmed Çelebi
halk tarafından "bin fenli" mânâsına
gelen "Hezarfen" lakabıyla
tanınmaktaydı.
Ahmed Çelebi kendisinden önce yaşamış olan
İsmail Cevheri gibi uçmaya merak salmıştı.
Türkistan'ın Farab şehrinde doğan İsmail
Cevheri, kollarına bağladığı iki düz satıhla
Nişabur camiinin minaresinden aşağı atlayarak
uçmayı, denemiş, fakat muvaffak
olamamıştı. Bazı tarihçilere göre bu
tecrübe esnasında hızla yere düşerek vefat
etmişti.
Ahmed Çelebi uçmayı inceden inceye hesap yaptıktan
sonra denemiştir. Ahmed Çelebi araştırma ve tecrübelerine
önce evinde başlamıştır. Ardından
Okmeydanında yüksekçe yerlerden kartal kanatlarıyla rüzgarlı
havalarda atlayarak tecrübelerde bulunmuştur.
Yaptığı bütün tecrübelerde müsbet neticeler
elde eden Hezarfen Ahmet Çelebi nihayet büyük tecrübeyi
yapmaya karar verir.
Balmumu ve kartal kanatlarından yaptığı
kanatlan kullanarak Galata kulesinden atlayacak ve bir müddet
uçtuktan sonra yere inecektir.
Tecrübeyi merak eden Padişah Sultan Murad da bu uçuşu
seyredecektir. Kararlaştırılan lodoslu bir günde
Galata kulesinin en tepe noktasına çıkan Ahmed Çelebi "Ya
Allah" diyerek kendisini boşluğa
bırakmış ve yapma kanatlarını çırpmaya
başlamıştır. Hayret dolu bakışlar
arasında uçmaya başlayan
Ahmed Çelebi Üsküdar'daki Doğancılar
meydanına sağ salim inmeğe muvaffak olmuştur.
IV.Murad bu muvaffakiyetinden dolayı Ahmet Çelebi'yi
mükafatlandırmış, fakat bilahere bazı devlet
ricalinin müdahalesiyle Cezayir'e sürmüştür. Hasan
Çelebi'nin tecrübeleri ilk uzay çalışmalarını
Müslüman Türklerin başlattıklarını gösteren
müşahhas delillerdendir.
Legari Hasan Çelebi de yine IV. Murad zamanında tarihte
ilk defa füzeyle uçan adam unvanını kazanan tecrübeyi
yapmıştır.
Hasan Çelebi kendi icadı olan, elli okkalık barut
macunu ile dolu, yedi kollu bir fişeği vücuduna bağlatmış
ve bu fişekleri yardımcılarına
ateşlettirmiştir. Fişekleri ateşlettirmeden
evvel Sinan Paşa köşkünde kendisini seyreden IV.Murad'a
dönerek, "Padişahım, İsa Nebiyle
konuşmaya gidiyorum. Sizi Allaha ısmarladım" diye
latife etmiştir. Fişeklerin ateşlenmesi üzerine
süratle gökyüzüne doğru fırlayan Hasan Çelebi
barutların bitmesi üzerine kollarına
taktığı kanatlan açmış ve Sinanpaşa
köşkü önünde denize salimen inmiştir.
IV.Murad bu muvaffakiyeti için Hasan Çelebiyi mükafatlandırmış
ve onu sipahi sınıfına kaydettirmiştir.
Legari Hasan Çelebi ve Hezarfen Ahmet Çelebi gibi ilim
adamlarımız, bu çalışmalarıyla,
devekuşu misali başını kuma gömerek mazisine
ısrarla sırt çevirenlere asırlar ötesinden âdeta
şöyle haykırmaktadırlar:
"Bu tecrübeleri devam ettirseydiniz,
dünyanın zevkine sefasına
kapılmasaydınız, sizler de pekâla ay'a
gidebilirdiniz."
|