Köprülü
Mehmed Paşa, zor bir devrede devleti maharetle idare
etmiş, karmaşıklığa son vererek, devlete
yeniden eski itibarını kazandırmış büyük
bir devlet adamıdır. Devlet hizmetine girdiği andan
itibaren sık sık haksızlıklara maruz
kalmış, çekemeyen kişilerin haset oklarına
uğramış, fakat o yılmamış vargücüyle
devlet hizmetine koşmuş ve yine en
sıkıntılı zamanda hizmete talib olarak devlet
gemisini sahil-i selâmete çıkarmaya muvaffak olmuştur.
Mehmed Paşa, 1578'de Amasya'nın Vezirköprü kasabasında
doğmuştur. Babası Vezirköprü eşrâfındandı.
Gençliğinde İstanbul'a getirilerek saraya
alındı. Has odalı Hüsrev Ağa'ya
bağlanarak, büyük odalı zümresine dahil oldu. Sonra
hazine-i âmire'de vazife aldı. Kara Mustafa
Paşa'nın zamanında Mirahorluk payesi aldı.
Daha sonra Mirmiranlıkla Şam'a vali tayin edildi.
1650'de Kubbe veziri oldu. Sadrazam Gürcü Mehmed Paşa'nın
garazına uğradı ve bu yüzden rütbesi alınarak
Köstendil'e sürüldü.
İpşir Paşa'nın himayesi ile Trablus'a vali
tayin edildi. Eskişehir'de
karşılaştığı Boynuyaralı Mehmed
Paşa ile birlikte İstanbul'a döndü.
Bu esnada bütün memlekette anarşi kol gezmekteydi.
Zorbalık ve haksızlık almış yürümüştü.
Devlet düzeni bozulmuştu. Ordudaki disiplin bozulmuş,
askerler ahaliyi rahatsız etmeye
başlamışlardı. Henüz çocuk olan IV.Mehmed'in
duruma hâkim olması mümkün değildi. Annesi Turhan
Valide Sultan saltanat naibeliği yapıyordu.
İstanbul'da bulunan Köprülü Mehmed Paşa ise;
yakın dostlarından Mimar Kasım Ağa, şair
ve Musikişinas Solak Zade Mehmed Hemdemî Efendi ve Evliya
Çelebi ile sohbet ediyor, devlet idaresi hakkındaki
fikirlerini açıklıyordu. Mütevazi fıtratıyla
tanınan, mevki ve makamda gözü bulunmayan Mehmed Paşa,
devletin içerisinde olduğu durumdan ızdırap
duyuyor ve yakın arkadaşlarına devletin
kurtarılması için ne yapılması lazım
geldiğini anlatıyordu.
Turhan Valide Sultan'ın müşavirlerinden olan Mimar
Kasım Ağa, Köprülünün fikirlerini Valide sultana
anlatmış ve Köprülüyü sadrazam olarak tavsiye etmişti.
Valide Sultan Köprülü ile görüştü ve onu sadrazam
yapmak istediğini bildirdi. O esnada 78 yaşında
olan Köprülü, kendisine geniş yetkiler verildiği ve
aleyhine hile koparanların sözlerine itibar edilmeyeceğine
söz verildiği takdirde sedâreti kabul edeceğini
bildirmiş ve kendisine çok geniş yetkilerin verilmesi
üzerine 15 Eylül 1656'da sadrazamlığı kabul
etmişti.
Mehmed Paşa idareyi ele alır almaz derhal
anarşiyi bastırma yoluna gitmiş ve zorbaları
birer birer yakalatarak cezalarını vermişti.
IV.Murad gibi, ordu intizam altına alınmadan Devletin
kargaşadan kurtanlamayacağına ve huzurun temin
edilemeyeceğine inanan Mehmed Paşa, ordudaki
zorbaları temizleyerek, disiplini kurmaya muvaffak oldu.
İstanbul'daki karışıklıklarda, yeniçeri
kiyafetine soktuğu Hristiyanlar vasıtası ile müslüman
ahaliyi zarara uğratan Rum patriğini idam ettirdi.
İstanbul'daki ulemâ sınıfı arasındaki
kargaşalığı önledi ve bu sınıfın
huzurla hizmet görür hale gelmelerini sağladı.
Devlet bünyesinde asayişi muhafaza edip, huzur ve
intizamı ikame ettikten sonra orduyu toplayarak sefere çıktı.
Çanakkale Boğazını kapatmış olan
Venediklilerin üzerine yürüdü.
Kaptan Topal Mehmed Paşa'nın denizden, kendisinin
karadan yaptığı taarruz neticesinde Venediklileri
boğazdan attı ve Venedik işgali altındaki
Bozcaada ve Limni adalarını geri aldı.
Eflak, Boğdan ve Erdel meselelerini ele aldı. Bu
havalideki isyanları bastırdı. Anadolu'daki Abaza
Hasan Paşa isyanını da başarıyla
bastırdı ve Anadolu'da huzuru temin etti.
1661'de Edirne'de vefat eden Köprülü, İstanbul'a
getirilerek Divanyolundaki türbesine defnedildi.
Kendisinden sonra oğullan, Fazıl Ahmed Paşa ve
Fazıl Mustafa Paşa sadrazam olarak devlete hizmet
etmişler ve büyük muvaffakiyet göstermişlerdir.