Nizamü'l
Mülk, Büyük Selçuklu devletinin, idâri, malî ve askeri teşkilatını
kuran ve kurduğu bu teşkilat bütün müslüman
devletlerce örnek alınan, mahir bir devlet
adamıdır.
Alp Arslan ve Melikşah devirlerinde (1064'ten vefat
ettiği 1092'ye kadar) 29 yıl fasılasız devam
eden vezirliği esnasında yaptığı
icraatlarla bütün Müslümanların gönlünde taht kurmuş
değerli bir âlimdir.
Asıl ismi Hasan olan Nizamü'l Mülk, 10 Nisan 1018'de
Horasan'ın eski kültür merkezlerinden olan Tuş
şehrine bağlı Nukan kasabasında
doğmuştur. Babası Ali bin İshak, Gazne
Devletinde vazife gören bir devlet memurudur.
Nizamü'l Mülk ve kardeşi, devrin meşhur fâkihlerinden
Ebu'l Kasım Abdullah'ın yanında mükemmel bir
tahsil görmüşlerdir. Öyle ki Nizam-ül Mülk henüz 11 yaşında
iken Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş ve yine çok genç yaşta
iken fıkıh âlimleri arasında zikredilir
olmuştur.
Dinî ve edebî kültürü ile temayüz eden Nizam-ül Mülk
idarecilikte de büyük muvaffakiyet göstermiştir.
Babası ile birlikte Gaznelilerin maiyyetinde çalışmış,
24 Mayıs 1040'taki Dandanakan savaşından sonra Selçuklu
hizmetine girmiştir.
Nizam-ül Mülk Belh valisi Ebu Ali bin Şadân'ın
yanında bulunduğu esnada şehrin idaresinde gösterdiği
maharetten dolayı tanınmış ve daha sonra
Merv'de bulunan Alparslan'ın yanına gitmiştir. O
tarihten sonra da Alparslan'ın yanından
ayrılmamıştır. Alparslan Selçuklu tahtına
oturur oturmaz Nizm-ül Mülk'ü kendine vezir tayin etti. Halife
Kaim bin Amrillah tarafından kendisine "Nizam-
lakapları
verildi.
Nizam-ül Mülk, Malazgird muharebesi hariç (Alparslan tarafından
her ihtimale karşı, memleketi idare etmek vazifesi ile
Hemedan'a gönderildiği için iştirak edememiştir)
Devletin bütün fütuhat muharebelerinde padişahlarla (Alparslan
ve Melikşah) birlikte olmuş, cesareti ve isabetli
kararları ile zafere giden yolu göstermiştir.
Devlet teşkilatında, askerî, idarî ve malî
sahalarda yapmış olduğu yeniliklerle devletin
sağlam temeller üzerine kurulması için çalışmış
ve bunda da muvaffak olmuştur.
Kurmuş olduğu idari sistem bütün İslam
ülkelerine ve Osmanlı Devletine örnek olmuştur.
Bu mahir idareci İslâmiyyeti gerçek yönüyle her
tarafta anlatmak ve bâtıl cereyanların
yayılmasını engellemek için kurmuş
olduğu medreselerle de Devlete ve İslamiyyete büyük
hizmetlerde bulunmuştur.
Fatımilerin yaymış olduğu Şiî-batınî
düşüncelerin ve Hasan Sabbah'ın sapık
fikirlerinin Selçuklu Devleti bünyesinde yer tutmaması ve
İslam akidesinin halk tarafından her yönüyle öğrenilip
yaşanması için gayret sarfetmiş ve bu maksatla
medreseler kurdurmuştur. İsfahan, Bağdad, Basra,
Nişâbûr, Herât, Belh, Âmul, Musul gibi mühim beldelerde
kurulan "Nizamiye Medreselerinde tesbit edilen ortak
bir eğitim programıyla değerli ilim adamları
yetiştirilmiştir.
Nizamiye Medreseleri, sistemli bir şekilde kurulmuş
olan ilk üniversite olarak tarihlere geçmiştir.
Nizam-ül Mülk'ün bu çalışmaları sayesinde
Ehl-i Bid'anın propagandası
kırılmıştır. Bütün çalışmalarının
sonuçsuz kaldığını gören sapık görüşlü
Hasan Sabbah, bu büyük devlet adamını ortadan
kaldırmak için planlar yapmaktaydı. Nizam-ül Mülk 15
Ekim 1092'de bir Batınî fedaisi tarafından hançerlenmek
suretiyle şehid edilmiştir. Nâaşı
İsfahan'a getirilerek oradaki türbesine defnedilmiştir.
Örnek devlet adamı ve İslamiyyete ömrünü vakfetmiş
büyük bir insan olan Nizamü'l Mülk asırlar boyu
hatıralarda yaşamıştır. Nizamü'l
Mülk'ün vefatından sonra oğullan ve torunları Selçuklu
Devletine vezir olarak hizmet etmişlerdir.
Nizam-ül Mülk'ün "Siyasetnâme" isimli çok değerli
bir de eseri bulunmaktadır.