Pîri
Reis, Devletin bayrağını denizlerde şerefle
dalgalandırmış denizci olması yanında,
denizcilik ilmiyle bütün dünyanın takdirini
kazanmış değerli bir âlimimizdir. Yaptığı
Dünya ve Amerika haritasıyla, yazdığı
eserleriyle, asırlar boyu ilim alemince takdirle yâdedilmiştir.
Asıl ismi Ahmed Muhiddin olan Pîrî Reis, 1465'te
Gelibolu'da doğmuştur. Babası Hacı Mehmed
Efendi'nin nezaretinde tanınmış hocalardan ders gören
Ahmed Muhiddin 11 yaşında dayısı Kemal Reis'in
yanında çırak denizci olarak denizlere açılmıştır.
Pîri Reis'in ölünceye kadar devam edecek denizcilik hayatı
böylece çocukluk çağında
başlamıştır. O hem denizlerde harp edecek, hem
de ilim tahsil ederek kendisini yetiştirecektir...
Kemal Reisle Birlikte Akdeniz ve Ege'de dolaşarak düşmana
aman vermeyen Piri Reis, Osmanlı Devleti'nin hizmetine
girerek bu şanlı Devletin bayrağını
denizlerde şerefle dalgalandırmıştır.
Pîrî Reis, Endülüs'teki Müslümanların
İspanyollarca katledilmesi üzerine Kemal Reisle birlikte
Endülüs Müslümanlarının yardımına
koşmuş, 1486'da İspanya sahillerinden gemilerine
bindirdikleri müslümanları Afrika'ya
taşımıştır. Bu hizmetleri altı sene
devam etmiştir.
II.Bayezit'ın daveti üzerine dayısıyla birlikte
İstanbul'a giden Pîrî Reis'e padişah, Amirallik rütbesi
vermiştir.
Pîri Reis dayısıyla birlikte 1498'de
başlayıp 1502'ye kadar devam eden Osmanlı-Venedik
harbine de katılmıştır.
Pîrî Reis, dayısıyla birlikte Sicilya, Korsika,
Sardunya ve Fransa kıyılarına yapılan
akınlara iştirak etmiştir. 1500'de Modon kalesinin
denizden kuşatılmasında "Reis"
unvanıyla harp gemisine kumandanlık etmiştir.
Kemal Reis'in 1511'de vefatı üzerine Barbaros'un idaresi
altındaki donanmada vazife olan Pîri Reis, bu namlı
denizcinin pek çok seferine iştirak etmiştir.
Pîrî Reis 1516 ve 1517'de Suriye ve Mısır'ın
Yavuz Sultan Selim tarafından fethedilişi
harekatına donanmasıyla katılarak değerli
hizmetlerde bulunmuştur. Pîri Reis haritalarını
Yavuz Kahire'de iken padişah'a takdim etmiş ve çok
takdir görmüştür.
Mısır seferinden sonra Gelibolu'ya dönerek hayatını
ilme veren Pîrî Ris, Kanuni devrinde Rodos seferine katılmıştır.
Tamamladığı değerli eseri "Kitab-ı
Bahriye"yi 1527'de Sadrazam İbrahim Paşa
vasıtasıyla Kanuni'ye takdim eden Pîrî Reis, ilme âşık
padişah tarafından mükafatlandırılmış
ve teşvik görmüştür.
Kanunî tarafından 1547'de Hind (Mısır)
kaptanı Deryalığına atanan Pîri Reis bu
vazifesinde devlete büyük hizmetlerde bulunmuştur.
Bu vazifede iken 1551'de Aden'i fethetmiş, Maskat kalesini
ele geçirmiştir.
Basra'da iken Portekiz donanmalarının Basra Körfezine
gireceğini haber alınca üç kadırga ile denize açılmış
fakat gemilerinden birisi Bahreyn adaları yakınında
parçalanarak batmıştır. Pîri Reis'in bu geri
çekilişi ve Basra'daki donanmayı amiralsiz
bırakılişi onu çekemeyenlerin elinde iyi bir koz
olmuştur. Mısır Valisi tarafından aleyhine bir
raporla Kanuni'ye şikayet edilmiş ve bu şikayet
üzerine, donanmayı düşman tecavüzü karşısında
müdafaasız bırakıp vazifeyi yerine getiremeyerek
devlet otoritesine gölge düşmesine yol açmaktan dolayı
Kanuni'nin emriyle Mısır Divanında 1554'te boynu
vurulmuştur...
Hayatını devlet hizmetine ve ilme adayan Pîrî Reis
16.Asrın en büyük coğrafya âlimidir. İtalyanca,
İspanyolca, Rumca ve Portekizce bilen Piri Reis bu dillerdeki
coğrafyaya dair eserleri
araştırmıştır.
Başlıca eserleri şunlardır:
Kitab-ı Bahriye: 858 büyük sayfa tutan denizciliğe
ait bu değerli eserinde 223 harita bulunmaktadır. Piri
Reis bu eserinde Akdeniz'i kayalarına ve
akıntılarına varıncaya kadar en ufak
ayrıntıları haritalar vasıtasıyla göstermiştir.
Kitabın 78 sayfası da nazım şeklinde kaleme
alınmıştır.
1513'te yaptığı Amerika ve Dünya haritası
dünyadaki ilim adamlarınca hayretle ve takdirle
karşılanmıştır. Çünkü Pîri Reis asırlar
öncesinin sınırlı imkanlarına rağmen
haritayı hayret verici doğrulukta çizmiştir. Bu
haritasıyla Pîri Reis coğrafya ilminde
Avrupalılardan çok üstün olduğunu isbat etmiştir.
1528'de yaptığı, Atlas Denizinin kuzeyini,
Amerika'nın kuzey sahilini ve Grönland'dan Florida yarımadasına
kadarki sahili gösteren haritası da çok değerlidir.
Pîrî Reis, Avrupalılar henüz Ortaçağın
karanlıklarında yuvarlanırken, Galilei'yi "Dünya
Dönüyor" dediği için 1633 tarihinde Engizisyon
Mahkemesine çıkarıp başını uçurmak
isterlerken, dünyanın yuvarlak olduğunu söylüyor,
dünya haritası yapıyordu. Amerika
kıtasının keşfinin üzerinden çeyrek asır
geçmeden Amerika'nın haritasını yapıyordu.
Piri Reis'in dünyanın yuvarlık olduğunu söylediği
yıllarda Macellan'ın henüz dünya turuna çıkmadığı
(dünya turu 20 Eylül 1519'da başlamış ve
Macellan'ın kaptanları tarafından 6 Eylül 1522'de
tamamlanmıştır) hatırlanırsa, Pîrî
Reis'in coğrafya ilmi bakımından
Avrupalılardan ne kadar ileride olduğu açıkça
görülür.
Kendi değerlerimize sahip çıktığımızda
ilimde ve fende Avrupalıları fersah fersah geçeceğimizin
delillerinden birisi de Pîrî Reis'dir.