Dağ dağa kavuşmaz,insan insana kavuşur.
Damlaya damlaya göl olur,aka aka sel olur.
Darı unundan baklava,incir ağacından oklava olmaz.
Davulun sesi uzaktan hoş gelir.
Deli deliyi görünce çomağını saklar.
Denize düşen yılana sarılır.
Dilenciye borçlu olma,ya bayramda ister,ya düğünde.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir.
Eğreti ata binen tez iner.
El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
Emek olmadan yemek olmaz.
Eskisi olmayanın yenisi olmaz.
Eşeğe cilve yap demişler,çifte atmış.
Faydasız baş mezara yakışır.
Fukaranın düşkünü,beyaz giyer kış günü.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar.
Garibe bir selam bin altın değer.
Gelin altın taht getirmiş,çıkmış kendi oturmuş.
Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir.
Gökyüzünde düğün var deseler,kadınlar merdiven kurmaya kalkar.
Gönülsüz yenen aş ya karın ağrıtır,ya baş.
Görünen köy kılavuz istemez.
Gülü seven dikenine katlanır.
Güneşte yanmayan,gölgenin kıymetini bilmez.
Hamama giren terler.
Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.
Hazıra dağlar dayanmaz.
Herkes davul çalar ama çomağı makama uyduramaz.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Irgat gibi kazan, bey gibi ye.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez.
İğneyi kendine,çuvaldızı başkasına batır.
İp inceldiği yerden kopar.
İsin yanına varan is,misin yanına varan mis kokar.
İtle dalaşmaktan,çalyı dolaşmak yeğdir.
Karga kekliği taklit edeyim derken, kendi yürüyüşünü unutmuş.
Karıncadan ibret al,yazdan kışı karşılar.
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
Kelin ilacı olsa başına çalar.
Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerek.
Kimi köprü bulamaz geçmeye,kimi su bulamaz içmeye.
Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak hayırlıdır.
Kurunun yanında yaş ta yanar.
Lafla peynir gemisi yürümez.
Leyleği kuştan mı sayarsın,yazın gelir kışın gider.
Lezzetsiz çorbaya tuz kar etmez.
Mal canı kazanmaz,can malı kazanır.
Mart kapudan baktırır,kazma kürek yaktırır.
Minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır.
Misafir umduğunu değil,bulduğunu yer.
Mühür kimde ise Süleyman odur.
Namazda meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz.
Ne ekersen onu biçersin.
Nerde hareket orda bereket.
Nereye gidersen git okka yüz dirhemdir.
Oğlan babadan öğrenir sofra açmayı,kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.
Olan dört bağlar,olmayan dert bağlar.
Olsa ile bulsayı dikmişler,yel ile yuf bitmiş.
Ödünç güle güle gider,ağlaya ağlaya gelir.
Öksüz çocuk göbeğini kendi keser.
Ölümü gören hastalığa razı olur.
Papaz her gün pilav yemez.
Parayı veren düdüğü çalar.
Rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar.
Rüzgar esmeyince yaprak kımıldamaz.
Sabır acıdır,meyvesi tatlıdır.
Sakla samanı,gelir zamanı.
Sarmısağı gelin etmişler,kırk yıl kokusu çıkmamış.
Sen ağa ben ağa,bu ineği kim sağa.
Serçeden korkan darı ekmez.
Soğanın acısını yiyen bilmez,doğrayan bilir.
Su akarken testiyi doldurmalı.
Şeyh uçmaz müridi uçurur.
Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.
Tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur,boşu kırık kişiyi.
Tarlada izi olmayanın harmanda gözü olmaz.
Taşıma su ile değirmen dönmez.
Tatsız aşa su neylesin,akılsız başa söz neylesin.
Tembele iş buyur,sana akıl öğretsin.
Umut fakirin ekmeğidir.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma.
Üşenenin oğlu kızı olmaz.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Vakit nakittir.
Vardığın yer körse,bir gözünü kapa.
Yalancını evi yanmış,kimse inanmamış.
Yalancını mumu yatsıya kadar yanar.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.
Yaz günü gölgede yatanın,kış günü ekmeği esmer olur.
Yiğit lakabıyla anılır.
Yüzü güzel olanın huyu da güzel olur.
Zengin arabasını dağdan aşırır,züğürt düz ovada yolunu şaşırır.
Zenginin horozu bile yumurtlar.