(A-D) (E-M) (N-Z)
Bu dünya'ya kiracı gibi yerleş. Ev sahibi gibi
yerleşirsen, gitmesi zor olur.
Çok ibadet eden bir kulun bu ibadetinden dolayı
ümitlenmeye hakkı yoktur. İbadetini aksatan bir insanın da bundan dolayı
ümitsizliğe düşmesine hakkı yoktur. Ümit Allahu Zülcelal Hazretlerinin ikram
hazinelerinden bir hazinedir.
Dünya da Ahiret de ancak böyle kazanılır. Başka yol
tarif edilmedi. Bu; insana Allah'tan dolayı hizmettir.
İnsanlarda riyanın karışmıyacağı, anlaşılabilir
hakiki tek vasıf, sabırdır.
Bir kimse tam mütevekkil (kendi yapamayacağı işde
aczini bilip başka birisini vekil kabul etmek) oldu mu, kendisinden istikbal endişesi
alınır.
Mü'minin nazarı öyledir ki, dünyadaki zevk ü sefaya
bakar, arkasında Cehennemi görür. Meşakkat ve hizmete bakar, arkasında Cenneti
görür. Yani Mü'minin nazarı bu dünyaya takılmaz.
İnsanlara giriş yolu, gönül yoludur. Sevmeyen,
insanlara kendisini sevdirmeyen bir insan, insanlara bir şey anlatamaz. O zaman sizin
birinci vazifeniz, kendinizi sevdirmenizdir. İkinci vazifeniz, halinizle,
davranışlarınızla Örnek olmanızdır. Yani halinizle numune olunuz. İslam yaşanan
bir nizamdır. Yaşanırken konuşulur. Bu nasihata uyulmazsa, ufukta ışık görülmez.
İnsanlara giriş yolu, gönül yoludur. Sevmeyen,
insanlara kendisini sevdirmeyen bir insan, insanlara bir şey anlatamaz. O zaman sizin
birinci vazifeniz, kendinizi sevdirmenizdir. İkinci vazifeniz, halinizle,
davranışlarınızla Örnek olmanızdır. Yani halinizle numune olunuz. İslam yaşanan
bir nizamdır. Yaşanırken konuşulur. Bu nasihata uyulmazsa, ufukta ışık görülmez.
Dünyada herşeyin bir ölçüsü, tartısı vardır.
Sevginin tartısı da fedakarlıktır. Fedakarlık yapmayanların sevgisine inanılmaz.
Nefis bir hayvandır. Onun izzeti olmaz. Ancak vasfın
izzeti olur. Mesela: Öğretmenlik, babalık, hocalık vs. gibi… Ve kim ki
vasıflıdır, o izzetlidir…
Allaha mülaki olan, neden mahrumdur. Allahtan mahrum
olan, neye maliktir ki !

Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor.
...................

Usta eserinden, kişi dostundan tanınır.
Öğrenen değil, idrak eden tatbikçidir...
Suçlayanlar, kemalden mahrum olanlardır..
Değerli insan, yaradılmışlar içersinde değersizi
olmadığını idrak edendir...
Fikrin değerlendirilmediği yerde, zorbalık hüküm
sürer..
Geçmişin ve geleceğin değerlendirilişi, yaşanan
anın değerlendirilmesi ile olur...
Doğal yaşamda, duygulara yer yoktur...
Suyu, asla susamayana vermeyiniz...
Hikmet, ehli için pırlanta; gayrı için taştır...
İnsanlara karşılıksız olarak verdiklerinizi
düşünün...Ne kadar?!..
Acı ilaçların sıhhate vesile olduğunu
unutmayınız...
Her şeye rağmen, verenlerden olmaya çalışınız...
En büyük ihanet, sırları ifşa etmektir...

Nefsini ne kadar aşarsan, aslına o kadar
yaklaşırsın.
İyilik ahiret malıdır.
Mükemmele giden yol, kusurunu görene açıktır.
Eşit davranarak değil, hakkını vererek 'adil' olunur.
İmanın cahili olan neyin alimidir?
Merak, akıl midesinin guruldamasıdır.
Eğriye 'eğri' bakan, eğriyi 'doğru' görür.
İnsanlar susar, mezarlar konuşur!
Kendini görmek mi istiyorsun? Aynadaki dışına değil,
içindeki aynalara bak!
Güneşin neyse, dünyan da onun etrafında döner.
İnsana güvenilir, fakat nefsine asla!
Güneşin ateşinden çok suyun özlemi yakar.
Bir atoma giremeyen 'tesadüf', hayatımıza girebilir mi
hiç?..
İnkar, aklın yüzkarası!
'İnanıyorum' diyoruz. Acaba günümüzün ne kadarını
'inandığımızı yaşayarak' geçiriyoruz?
İnsan büyüse de nefsi çocuk kalır; değişen yalnız
oyuncaklar.
'Hayatını yaşayan' hayat hakkını kullanmıştır.
Şefkatsiz kucakta, ruhu acıkır bebeğin.
Gurur, bizim olmayanla yaptığımız gösteriş.
Dünyadan ebedilik isteme!. Kendisinde yok ki sana
versin.
Yücelmek yücelere gönül vermekle başlar.
İnsan gözünü açtı, bu diyarı seyretti,
Kapayınca sorulacak ne gördüğü. Yoruma göre kıymet
biçilecek!
Akıllarına sorabilselerdi, görmediklerine de
inanırlardı.
Akıl, görmek için göze muhtaç değildir.
İki cihanın güneşi (A.S.M) olmasaydı; insanları
aydınlatmaya yıldızlar yetmezdi.
Yenilerden daha yeni, yeniliğinden hiçbir şey
kaybetmeyenlerdir.
Hadiselerin satırlarını okuyabilmek için, kitap
satırlarını anlamak gerek!
Gurur, hiçbir zaman boyu kadar konuşmaz.
Günahın çirkin olmayan tek yönü, ona edilen
tövbedir.
Rabbini bilen haddini bilir.
İnsanların yüzakı olacak siyahlar bulunduğu gibi,
İnsanlığın yüzkarası nice beyazlar vardır.
Hayra yoran yorulmaz.
İman insana, kendinden başkasını da sevmeyi
öğretir.
Dünyevi şeylerin huzur vereceğini zannetmek,
huzursuzluğun kaynağıdır.
Güller çoğalmalı ki, ayrık otları fırsat
bulmasınlar.
Makamla büyümeye çalışması, insanın
küçüklüğünü itirafıdır.
Düşmanını yanlış seçen zafer kazanamaz.
Allah unutulursa bütün sorular cevapsız kalır!
Şeytanın sermayesi hile, karı günahkar!..
Hevesler, doyuncaya kadar caziptir.
Tövbeler de, günahlar kadar yapmacıksız olmalı.
Dünyada bıraktığımız izimiz, ahirette yüzümüz
olacak.
Yalancı, yanılttığından daha çok yanılır.
Kalbe dil veren, onun sesine cevap da verir.
Allah'tan dilemeyen, mahluktan dilenir.
Hedefe varmak için inanmak yetmez, yürümek de gerek.
Bir insan, yaptığından hesap vereceğini unuttuğu
nisbette kötü olabilir.
Acıkmayı unutan, açlara acıyamaz.
Hayat bir bahçe, Her insan, kendi bahçesinin
bahçıvanı.
Dert, göz açtırsa deva olur.
Şeytana kızacağına, bir iyi iş yap, onu kızdır.
Felaket, akıl gözü olanlara açıktır.
Çocuklar ne yaramazdır, ne şımarık; onlar sadece
çocukturlar.

Anonim
Söyleme sırrını dostuna, dostun söyler dostunun
dostuna,
İsteyin, size verilecektir, arayın bulacaksınız,
kapıyı çalın size açılacaktır.
Herkes, insanlığı değiştirmeye çalışıyor, kimse,
kendini değiştirmeyi aklından geçirmiyor.
Herkes aya benzer. Çünkü; herkesin kimseye
göstermediği bir karanlık yüzü vardır.
Birisinden iyilik gören kişi, bu iyiliği hiç
unutmamalıdır. Birisine iyilik yapan kişi ise, bu iyiliği hemen unutmalıdır
Kimi insan odaya girdiğinde odayı aydınlatır. Kimi
insan da çıktığında
Her istediğini söyleyen, istemediğini işitir.
Aşağıda olan düşmekten korkmaz.
Dinlemekten akıl, söylemekten pişmanlık doğar.
İnsanı elbisesine göre karşılarlar, bilgisine göre
ağırlarlar
Gözler kendilerine, kulaklar başkalarına inanırlar.
Tabiat, Allah tarafından insanların önüne konmuş
büyük bir kitaptır
Bir silah, bir kalkan gibidir İLK SÖZ.
Söz kalpten çıkarsa, kalbe kadar ulaşır. Dilden
çıkarsa kulaktan ileriye gitmez.
Bir düşmanı bağışlamak, bir dostu bağışlamaktan
daha kolaydır.
Cahil bir adamı, münakaşa ederek mağlup etmeye imkan
yoktur.
Gönlünü kuşku ve endişelerden soyutlayabilen
insanlar tıpkı güneşin ısısı gibi, gülün kokusu gibi, Allah'ı da duyarlar.
Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki
karlardan şikayet etmeyiniz.
Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir.
Daha güçlü olan, zayıf yanına hükmedebilendir.
Hiçbir şey icad edilmedi, YENİDEN KEŞFEDİLDİ.
Söz uçar yazı kalır.
Herkes aynı hamurdan yaratılmıştır.Ama herkes aynı
fırında pişirilmemiştir.
Kadeh içinde, denizde boğulanlardan çok daha fazla
insan boğulmuştur.
İnsanlar kırmızı bir güle doğru koşarken çoğu
zaman ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerinden habersizdirler.
Hiç bir şeye gülmeyenden, bir de her şeye gülenden
sakının.
Kendi yaşamını daha iyi ve daha mükemmel bir duruma
getirmekle öyle meşgul ol ki, başkalarını eleştirmek için çok az zamanın kalsın.
İslam kadını; dişiliğiyle değil, kişiliği ile var
olandır.
Çevremizdekileri oldukları gibi değil, olduğumuz
yerden görürüz.
Bazı amaçlar o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup
olmak bile zafer sayılır.
Doğru bir hareket için yanlış bir zaman yoktur.
Dostun olsun istiyorsan dost ol.
Servetimizin gerçek ölçüsü, onu kaybettiğimizde
geriye kalan değerimizdir.
Ölçüleri yanlış olanın , ölçümleri de yanlış
olur.

İçimizden biri köprü olmaya razı olmazsa, kıyamete
kadar bu suyun kıyılarını bekleriz.
O da bir gazi olmak istedi. Fakat ona anlatmak gerekti
ki, Şehid olmayı göze almıyan gazi olamaz.
Bu kitabın kaç dakikada okunduğunu bırak, Kaç senede
yazıldığını düşün!
Kulun olarak doğmasaydım, kendiliğimden gelir fahri
kulun olurdum Allah'ım!
Vazoya saksının farkını sen söyleme, çiçeklerden
sor!
Işığı önüne al, yürü! Gölgen arkadan ister
gelsin, ister gelmesin

Şeytanın sana düşman oluşu, Allah'a yönelmen
içindir.
Nice ömürler vardır ki, zamanı uzun, değeri kısa;
nice ömürler de vardır ki, zamanı kısa değeri çoktur.
Allah'ı bulan neyi kaybeder; Onu kaybeden neyi kazanır?
İbadetler için boş vakit arayıp gecikmek, nefsin
ahmaklığındandır.
Ne ki nefsine ağır geliyor, onu işle!
Seni ibadet yapmaya layık görmesi, Allahın armağanı
olarak sana yeter.
Allaha yakınlaşman Onun sana yakınlığının şuuruna
varmandır.

Servetin batırdığı insan sayısı kurtardığından
çok fazladır.
Doğru yoldan giden topal Yoldan sapan çabuk
yürüyüşlüyü geçer.

Geçmişine taş atanın, geleceğine gülle atarlar..
İnsan, gökteki ay gibidir, görünmeyen tarafı
vardır.
İnsan, öz derdinin dermanını özünde aramalı.

Bugünkü kanunlar, büyük sineklerin delip geçtiği
küçüklerin de takılıp kaldığı, bir örümcek ağı gibidir.

"Para her şeyi yapar " diyen adam, Para için
herşeyi göze alan adamdır.
Bugün , iki yarına bedeldir.

Yenilenler tarihini, yenenler yazmıştır.

Hakikat yolu aranmakla bulunmaz. Ama BULANLAR ancak
arayanlardır.
Bir gün nefsime dedim : " Gel seninle Rabbime
gidelim." Gelmedi. Ben de tek başına yürüdüm, gittim.

En büyük intikam, Unutmaktır.....................

Beşer aklı dünyanın en tehlikeli vebasıdır.

Sevgili Hildita, Aleidita, Camilo ve Ernesto;
Bu mühürlü mektubu birgün açıp okuduğunuz zaman, ben belki de ebediyyen yanınızda
olmayacağım. İnançları için yaşamını mazlum bir halka adayan babanız, yurt
sevgisini ve inanç soyluluğunu size armağan olarak bıraktı. Büyüdüğünüz
dönemlerde, beni anımsadığınız zaman, ferağata adanmış ve sevgiyle dolu fertler
olmayı daima amaç seçin. Devrimciliğe ve haysiyet duygusuna bağlı kalmak öz
ülkünüz olsun. Yalnız kendi yurdunuz insanlarına değil, dünyanın neresinde olursa
olsun tüm insanlara sevgi besleyin. Adaletsizliğe uğrayanlara, ezilenlere,
yüreğinizin en derininden gelen duygularla yakınlık duyun.
Hepinize elveda yavrularım. Babanız CHE.
Ölüm nereden ve nasıl gelirse gelsin, savaş
sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa, ve silahlarımız elden ele dolaşacaksa,
ve başkaları top sesleri ve mitralyöz sesleriyle, cenazelerimize ağıt yakacaksa ,
Ölüm hoş geldi sefa geldi

Cinayete ses çıkarmayan, caninin suç ortağıdır.

Zekasız kuvvet yıkabilir, fakat yapamaz.

Bütün acılar azalır, yeter ki ekmeğin olsun.

Kelime haline gelmeye çalışmayan düşünce, kötü
bir düşüncedir. Ve eylem haline dönüşmeye kalkışmayan kelime, kötü bir
kelimedir.

Ne kadar çok çalışırsan, o kadar mesud olursun.

Eğer senin sıkıntılarına katlanacak,
ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda, öyle bir kardeşi ve dostu
bulamazsın. Ama, kendisine Allah için yardım edeceğin, sıkıntılarına Allah
rızası için katlanacağın kardeş ve dost arıyorsan, böyleleri çoktur.
Kalbi imar etmek nimettir. Dili imar etmek (çok
konuşmak) ise fitnedir.
Allah adamının üç vasfı vardır:
1-Toprak gibidir; iyi kimseye de, kötü kimseye de verir.
2-Bulut gibidir; herşeyi gölgelendirir.
3-Yağmur gibidir; sevdiğini de, sevmediğini de sular.
İnsan, Allah Te`ala'dan başkasına kulluk etmeyi
terkettiği zaman, gerçek kul olur.
Maneviyat erleri, toprak gibi olmalıdır.
Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep
iyi şeylerle (çiçek, ağaç, vs.) karşılık verir.
Dört şey vardır ki, bunlar insanı, ilmi az bile olsa,
Allah indinde de, insanlar arasında da en yüksek dereceye çıkarır.
Bunlar:
1-Hilim,(yumuşak huyluluk)
2-Tevazu,(alçak gönüllülük)
3-Cömertlik,
4-Güzel ahlaktır.

Para iyi bir hizmetkar, kötü bir efendidir.

