|
|
Satrançta piyon yola çıkar da, sonunda yüce vezir olur.
Kibir kokusu, hırs kokusu, tamah kokusu, söz söylerken soğan gibi kokar.
Sonsuzun iki yanı da yoktur, ortası nasıl olabilir?
Dosttan, yakınlardan gelen bir cefa, düşmanın üçyüzbin cefasına bedeldir.
Bal yiyen arısından gocunmaz..
Güneşin ışığı pisliğe vursa bile pislenmez, ışıktır o.
Başın ırmağın suyuna daldı mı, suyun rengini nasıl görebilirsin?
Davud'un elinde mum oluyor, senin elindeyse mum, demire dönüyor.
Sabır, insanı maksadına en tez ulaştıran kılavuzdur.
Padişah, töhmet altına alınanı Karun'a çevirir. Artık suçsuzu ne hale kor, onu sen düşün.
Eğri ayağın gölgesi de eğridir.
Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı'yı görmüş olur.
Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.
Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak.
Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı.
Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak
Kara odun ateşe eş oldu mu, karalığı gider, tümden ışık kesilir.
Leş, bize göre rezildir ama, domuza, köpeğe şekerdir,helvadır.
Kuzgun, bağda kuzgunca bağırır. Ama bülbül, kuzgun bağırıyor diye güzelim sesini keser mi hiç?
Sen şekillerde kalırsan puta tapıyorsun demektir. Her şeyin şeklini bırak, manasına bak
Rengi kara bile olsa, bir kişi seninle aynı maksadı güdüyorsa, ona ak de, senin rengindedir.
Hacca gideceksen, bir hac yoldaşı ara. İster Hint'li olsun, ister Türk, ister Arap. Şekline, rengine bakma, maksadı ne, ona bak.
Yokluk, varlığın aynasıdır.
Arslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir arslan.
Zıddı meydana çıkaran, onun zıddı olan şeydir. Bal, sirkeyle belirir.
Kasırga pek çok ağaçlar yıkar fakat yeşermiş bir ota ihsanlarda bulunur.
Dostların ziyaretine eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmektir. |
|